Sinema

Roy Andersson Absürtlüğünü Keşfetmenin Keyfiyle “İnsanları Seyreden Güvercin”

Var olmak nedir? İnsan nedir? Nasıl ve neler için yaşar? İşte bütün bu soruların cevaplarını dönem dönem sorgular, düşünür hatta kaygılanırız. Ama çok üstünde durur muyuz, emin değilim. Kiminde uzun kalır bu sorular, kimi ise bir an önce kurtulur. Roy Andersson tam da bu konuyu uzun soluklu bir analizle ve eşsiz sinema stiliyle önümüze getiriyor. Onun için insan sonsuz bir ... Devamını Oku »

“Kurt Kadın” / “Lovekvinnen”

Norveçli yazar Erik Fosnes Hansen’ın 2006’da yazdığı romandan senaryolaştırılan ve Türkçeye “Kurt Kadın” olarak çevrilen “Lovekvinnen” filminde Eva Arctander isimli kızın ilginç hayatı ele alınıyor. Eva, hipertrikoz hastalığı ile doğar. Baştan aşağı sarışın ve ince saçlar ile çevrilidir. Babası, Eva’yı evinde dünyadan izole ve gizli bir şekilde yetiştirmektedir. Bütün bunlar yaşanırken yaptıklarından dolayı kendinden utanmaktadır. Eva’nın dadısı ise herkesin ona ... Devamını Oku »

Eşcinsellik, Öteki Olmak ve Yedinci Sanattaki Yeri

Eşcinsel olmak da birey olmanın temelidir ve elbette gerçekte eşcinsel bireyler olağan olarak tanımlanmadan önce toplumda birçok değişiklik yaratmıştır. 1970’ler ve ‘80’lerin en büyük tartışma konularından biriydi eşcinsellerin olağan olmasının kabul edilebilir ve işlenebilir olması. Doğası gereği marjinal miydi yoksa köklü olduğunun kabulü mümkün müydü? Eşcinsel olmanın esası bireyin bilinçli bir şekilde kendini heteroseksüellikten uzaklaştırması mıydı? Ya da sadece toplumun ... Devamını Oku »

“Zvizdan” – The High Sun / Güneş Tepedeyken

Yine savaşlar ve gölgesinde kalmış hayatlara ışık tutan hikâyeler… Farklı kökenlerin, düşman görülen halkların kendi seçimleri olmasa da yaşamaya zorlandıkları hayatlar… Filmde işlenen coğrafya ve kökenler belki farklı ama durum, filmi gören herkes için oldukça tanıdık. Belki Sırp-Hırvat belki de Kürt-Türk çatışması… Mesele, özünde hep ortak kalıyor. Yugoslavya’yı parçalara ayırarak birçok ulus devletin ortaya çıkmasına sebep olan iç savaşın ekseninde ... Devamını Oku »

Coğrafya Kader midir? “Lion/A Long Way Home”

Kıyıya vuran çocukları görüp görmezden geldiğimiz zamanlardayız. Bazen sadece bir fotoğraf oldu çocuk gülüşleri. Onların gözlerinden akan her damla acının bile sevimli olmasını sağladı. Öyle olsun istedik biz büyükler çünkü. Düşüncesi bile midemizi delecek kadar acı veren şeyler yaşattık çocuklara. Dayısı, amcasıydık; tecavüz ettik. Annesi, babasıydık; birkaç kuruşa sattık onları. Ablası, komşusuyduk; görmezden geldik, hatta kaybettik birçoğunu. Dövemediklerimizi dövdürttük… Hâlen ... Devamını Oku »

Sanat; İçinde Geleceği Barındıran Bir Silahtır: Noviembre

İspanyol yönetmen Achero Manas’ın 2003 yapımı filmi “Noviembre” (Kasım) tam da bugünlerde görülmesi gereken bir film diye düşünüyorum. Film, bir grup tiyatro âşığı idealist gencin ‘90’ların son dönemini eleştirmesini ve sanatın duvarlar arasında değil, daha cesurca ve halkla iç içe olması gerektiğine inanmalarını anlatır. Film, Alfredo Baeza (Óscar Jaenada) adlı gencin ailesini bırakarak Murcia’dan Madrid’e konservatuvar kazanmak için gelmesiyle başlar. ... Devamını Oku »

Bir Yönetmene Kuş Bakışı: Tony Gatlif

Çingene bir ailenin çocuğu olan Tony Gatlif’in asıl ismi Michel Dahmani’dir. Fransız yönetmen, 10 Eylül 1948’de Cezayir’de dünyaya gelmiştir. Yönetmenlik dışında senaryo yazarlığı, oyunculuk ve yapımcılık işleriyle de uğraşmaktadır. Gatlif, 1960 yılında Fransa’ya gelmiş ve 1966’da aktör Michel Simon ile tanışmıştır. Michel Simon ile tanışması sinema kariyerine giden yolu da açmıştır aynı zamanda. Bir süre piyeslerde rol alır ve 1975 ... Devamını Oku »

Farhadi’den Yeni Bir Dram: “Satıcı” – Suç, Suçlu ve İntikam

İran’ın dünya sinemasına kazandırdığı en önemli isimlerden olan Asghar Farhadi’nin son filmi “Satıcı” (Forushande/The Salesman) vizyona girdi. Film, geçtiğimiz yıl senaryo ve erkek oyuncu dallarında Altın Palmiye Ödülü kazanmıştı. Farhadi, çoğu filminde olduğu gibi, kadın-erkek ilişkisi üzerine kurmuş filmini. Kadın karakter Rana’ya Taraneh Alidoosti, erkek karakter Emad’a ise Shahab Hosseini hayat veriyor. Babak Karimi (Babak), Mina Sadati (Sanam), Farid Sajjadi Hosseini (Naser), Emad Emami (Ali) filmdeki diğer önemli oyuncular.  Belirtmek gerek ... Devamını Oku »

“Fences” Tiyatro Sahnesini Beyazperdeye Taşıyor

20. yüzyılda kaleme alınmış en iyi Amerikan piyeslerinden biri kabul edilen “Fences”, Broadway prömiyerinden yirmi dokuz yıl sonra sinema izleyicisiyle buluştu. Pulitzer ödüllü August Wilson’ın siyahî isim ısrarlarına uygun olarak filmin yönetmen koltuğunda Denzel Washington oturuyor. Denzel Washington, Viola Davis, Stephen Henderson, Russell Hornsby ve Mykelti Williamson 2010’da tekrar sahneye konan oyunda aldıkları rolleri sinema uyarlamasında da korurken, onlara katılmayan ... Devamını Oku »

Özgürlük Dansı: Yaşamakla Başlayan Özgürlük

Siyasî kimliği ve politik filmleriyle tanıdığımız İngiliz yönetmen Ken Loach’un son filmi “Ben, Daniel Blake”i (I, Daniel Blake) yeni izlemişken, bir önceki filmi “Özgürlük Dansı”nı (Jimmy’s Hall) hatırlayalım istedim. “Meleklerin Payı” (The Angels’ Share) ile önceki filmlerine nazaran daha naif bir tutum sergileyen Loach, “Özgürlük Dansı”nda eski günlerindeki keskin yapısına geri dönüyor. İrlanda’nın harika doğası ve neşeli danslarıyla, müzikleriyle süslenen ... Devamını Oku »