Sinema

“Dünyalı” / “The Man From Earth”: Bir Yaşamın İçinden Milyonlarca Yaşama

Kış günü kuruldunuz koltuğa ve bir film bakındınız. Yeniler, IMDB, festivaller ve hatta modunuza göre kategoriler karıştırıp durdunuz. Çok konuşulan festivallere aday filmler, en favori yapımlar… Ve hiçbirinde karar kılamadınız. Öyleyse sizi çok yormayacak, tek mekânda hoş sohbetli, entelektüel bir söyleşinin içine sokacak olan “Dünyalı” tam da aradığınız film olabilir. Filmde John Oldman, bir üniversitede yaptığı tarih profesörlüğü görevinden ayrılıp ... Devamını Oku »

Biz İki Bacaklı Rahimleriz, Hepsi Bu: “Damızlık Kızın Öyküsü”

“Biz iki bacaklı rahimleriz, hepsi bu. Kadın, ‘bunaltıcı düşlerden uyandığı’ bir sabah, hiçliğe dönüşmüş olarak buldu kendini. Artık bir adı yoktu, düşüncesi, benliği, arzusu yoktu ama bir rahmi vardı. Yaşamını kolonilere sürülmeden, öldürülmeden, ‘Damızlık Kız’ olarak sürdürmesini sağlayan rahmi. Artık âşık olmayacaktı, sevmeyecekti, onaylanmış bir dilin ötesine geçmeyecekti. Duvarlara asılmış sıra sıra cesetler, tek gerçeğin savaş ve üreme olduğunu hatırlatıyordu. ... Devamını Oku »

“İngiltere Benim”/“England Is Mine”

Sadece İngiltere’de değil tüm dünyada efsane hâline gelmiş bir rock müzikstarı, müzik dünyasının en gizemli isimlerinden Morrissey’in 1970’lerde Manchester’daki ilk gençliğinden The Smiths’i kurduğu günlere kadar geçen süreci ele alıyor film. Prömiyerini temmuz ayında Edinburgh Film Festivali’nin kapanışında yapan “İngiltere Benim”, adını The Smiths şarkısı “StillI’ll”den alıyor. Manchester’da yaşayan İrlandalı bir ailenin oğlu olan Morrissey, 1982’de Johnny Marr ile The ... Devamını Oku »

“Dare To Be Wild” / “Cesaret Edemezsin” – “Hayallerin Peşinde”

Hepimizin yaptığı bir şeydir, bazen sadece içimizi boşluğa bırakabileceğimiz bir film keşfedebilmek. Evet, itiraf ediyorum; bu filmi öyle anlarda bulup izlemiştim. Belki bir festival filmi ya da bir kült film olmasa da pişmanlık yaratmayacaklardan. Filmin yakın geçmişte yaşanmış gerçek bir hayat hikâyesinden uyarlama olması da bir merak unsuru oluyor. Film Türkçeye iki şekilde çevrilmiş olsa da “Hayallerin Peşinde” daha iyi ... Devamını Oku »

Roy Andersson Absürtlüğünü Keşfetmenin Keyfiyle “İnsanları Seyreden Güvercin”

Var olmak nedir? İnsan nedir? Nasıl ve neler için yaşar? İşte bütün bu soruların cevaplarını dönem dönem sorgular, düşünür hatta kaygılanırız. Ama çok üstünde durur muyuz, emin değilim. Kiminde uzun kalır bu sorular, kimi ise bir an önce kurtulur. Roy Andersson tam da bu konuyu uzun soluklu bir analizle ve eşsiz sinema stiliyle önümüze getiriyor. Onun için insan sonsuz bir ... Devamını Oku »

“Kurt Kadın” / “Lovekvinnen”

Norveçli yazar Erik Fosnes Hansen’ın 2006’da yazdığı romandan senaryolaştırılan ve Türkçeye “Kurt Kadın” olarak çevrilen “Lovekvinnen” filminde Eva Arctander isimli kızın ilginç hayatı ele alınıyor. Eva, hipertrikoz hastalığı ile doğar. Baştan aşağı sarışın ve ince saçlar ile çevrilidir. Babası, Eva’yı evinde dünyadan izole ve gizli bir şekilde yetiştirmektedir. Bütün bunlar yaşanırken yaptıklarından dolayı kendinden utanmaktadır. Eva’nın dadısı ise herkesin ona ... Devamını Oku »

Eşcinsellik, Öteki Olmak ve Yedinci Sanattaki Yeri

Eşcinsel olmak da birey olmanın temelidir ve elbette gerçekte eşcinsel bireyler olağan olarak tanımlanmadan önce toplumda birçok değişiklik yaratmıştır. 1970’ler ve ‘80’lerin en büyük tartışma konularından biriydi eşcinsellerin olağan olmasının kabul edilebilir ve işlenebilir olması. Doğası gereği marjinal miydi yoksa köklü olduğunun kabulü mümkün müydü? Eşcinsel olmanın esası bireyin bilinçli bir şekilde kendini heteroseksüellikten uzaklaştırması mıydı? Ya da sadece toplumun ... Devamını Oku »

“Zvizdan” – The High Sun / Güneş Tepedeyken

Yine savaşlar ve gölgesinde kalmış hayatlara ışık tutan hikâyeler… Farklı kökenlerin, düşman görülen halkların kendi seçimleri olmasa da yaşamaya zorlandıkları hayatlar… Filmde işlenen coğrafya ve kökenler belki farklı ama durum, filmi gören herkes için oldukça tanıdık. Belki Sırp-Hırvat belki de Kürt-Türk çatışması… Mesele, özünde hep ortak kalıyor. Yugoslavya’yı parçalara ayırarak birçok ulus devletin ortaya çıkmasına sebep olan iç savaşın ekseninde ... Devamını Oku »

Coğrafya Kader midir? “Lion/A Long Way Home”

Kıyıya vuran çocukları görüp görmezden geldiğimiz zamanlardayız. Bazen sadece bir fotoğraf oldu çocuk gülüşleri. Onların gözlerinden akan her damla acının bile sevimli olmasını sağladı. Öyle olsun istedik biz büyükler çünkü. Düşüncesi bile midemizi delecek kadar acı veren şeyler yaşattık çocuklara. Dayısı, amcasıydık; tecavüz ettik. Annesi, babasıydık; birkaç kuruşa sattık onları. Ablası, komşusuyduk; görmezden geldik, hatta kaybettik birçoğunu. Dövemediklerimizi dövdürttük… Hâlen ... Devamını Oku »

Sanat; İçinde Geleceği Barındıran Bir Silahtır: Noviembre

İspanyol yönetmen Achero Manas’ın 2003 yapımı filmi “Noviembre” (Kasım) tam da bugünlerde görülmesi gereken bir film diye düşünüyorum. Film, bir grup tiyatro âşığı idealist gencin ‘90’ların son dönemini eleştirmesini ve sanatın duvarlar arasında değil, daha cesurca ve halkla iç içe olması gerektiğine inanmalarını anlatır. Film, Alfredo Baeza (Óscar Jaenada) adlı gencin ailesini bırakarak Murcia’dan Madrid’e konservatuvar kazanmak için gelmesiyle başlar. ... Devamını Oku »