Sinema

101. Yaşında Aziz Nesin

Öyküleri, romanları ve oyunlarıyla mizahın unutulmaz ismi, yaşamı boyunca karanlığa karşı verdiği mücadelesini kalemiyle güçlendirmiş yazar Aziz Nesin yüz bir yaşında. Hayata veda edeli yirmi bir yıl olmasına rağmen hâlâ çok okunan, oyunları çeşitli gruplarca sahnelenen usta kalem ve fikir insanı Nesin, mizah ve yazında olduğu kadar fikrî açıdan da öncü niteliği taşımaktadır. Köktenci ve anti-laik bir yapıya sürüklenişi, ordu ... Devamını Oku »

“Tereddüt”: Erkeklerin Egemen Olduğu Kadınlar

Kadına şiddet, sorumluluğun büyük bölümü erkeğe ait olmakla birlikte, kadının da yadsınamayacak bir katılımının olduğu toplumsal bir problem. Çok yakın tarihte iktidarın tartışmaya sunduğu, cinsel istismara uğrayanın tacizcisiyle evlendirilmesi önergesi içler acısı durumumuzu gösteriyor. Özellikle son on beş senede artan kadına şiddet, kadının değersizleştirilmesi, çocuk gelinler gibi sorunlar kadın yönetmenlerimizden biri olan Yeşim Ustaoğlu tarafından ustalıkla ele alınıyor. Toplumun hangi kademesinde olursa olsun, ... Devamını Oku »

İyi Bir Fikri Ziyan Eden “Aptallar Çetesi”

“Aptallar Çetesi” (Masterminds), yapımcısının iflâsın eşiğine kadar gelip gösterim tarihini sürekli ertelemesi sebebiyle yaşadığı badireleri atlatarak 16 Aralık’ta ülkemizde vizyona girdi. Gerçek bir olayın fazlasıyla esnek bir uyarlaması olan bu Amerikan komedisinin yönetmen koltuğunda Jared Hess oturuyor. Üç kişilik senarist kadrosu Chris Bowman, Hubbel Palmer ve Emily Spivey’den oluşuyor. Başrolleri ise Zach Galifianakis, Kristen Wiig, Owen Wilson ve Jason Sudeikis ... Devamını Oku »

No Man’s Land: Tarafsız Bölge ya da Kimseye Ait Olmayan Topraklar

Acımasız olan savaş mı yoksa insan mı? İnsandan arındırılmış bir bölgede, üç asker ve bir bombanın başrolde olduğu film “No Man’s Land”. Yugoslavya’da gün ağarmadan önce, havanın sisli ve soğuk olduğunu hissettiren bir sahneyle başlar film. Ama günün doğuşuna ve güneşli, yemyeşil bir doğanın sabahına uyanış takip eder bu sahneyi. Bu kısa geçiş, umudu da muazzam işleyişle sığdırır içimize. 1993 ... Devamını Oku »

The Best of Youth: Gençliğin En İyisi

Kalemi, defteri alın yanınıza ya da not alabileceğiniz bir şey; çünkü bu film boşuna altı saatlik değil bence. Neredeyse her sahnesinde yeni bir deryaya dalıp daha önce yaşadıklarınızda tattıklarınızı huzurlu bir gülümsemeyle yâd edeceksiniz. Pasolini’nin 1954’te yayımlanan şiir kitabıyla aynı ismi taşıyan ve şiir gibi akan enfes bir film. Roman olacak kadar uzun ve sürpriz ayrıntılarla dolu senaryosuyla, İtalya’da 1960-2000’li ... Devamını Oku »

Bir Sınıf Filmi: Babamın Kanatları

2016 yılının en çok ses getiren filmlerinden “Babamın Kanatları” 2 Aralık’ta gösterime girdi. Ulusal ve uluslararası festivallerden sayısız ödül kazanan film, yönetmen Kıvanç Sezer’in ilk uzun metrajlı filmi olma özelliğini taşıyor. Çok ağır şartlarda düşük ücretlerle çalışan, yetmiyormuş gibi bir de çalışırken hayatını kaybeden işçilerin hayatı üzerine, derdi olan bir film “Babamın Kanatları”. Yönetmen Kıvanç Sezer, 2010 yılında üniversite öğrencisi ... Devamını Oku »

Farklı Olma Çabasının Pespayeliğe Dönüşmesi: Dog Eat Dog

“Dog Eat Dog”, 2016 yapımı bir suç dramı. Filmi “Taksi Şoförü” (Taxi Driver) ve “Günaha Son Çağrı” (The Last Temptation of Christ) gibi kültlerin senaristi Paul Schrader yönetiyor. Edward Bunker’ın aynı adlı romanından uyarlanan senaryo Matthew Wilder’ın imzasını taşıyor. Başrollerde ise ‘90’lardaki başarısını 2000’lere taşıyamayan Nicolas Cage, zor rollerin adamı Willem Dafoe ve sinema kariyeri oldukça yeni olan Christopher Matthew ... Devamını Oku »

Swiss Army Man/Çakı Gibi: Uzak Kılınan Yalnızlaşmalar

Son zamanlarda şehir, medeniyet, doğadan uzaklaşmak, yok olmak gibi kavramları sorguladığımızdan mı, bilinmez; sürekli doğa, yaşam, sisteme ve dayatmalara göndermeler çemberinde, şimdinin keşmekeşini şikâyet edercesine “Başka bir dünya mümkün.” diyen filmlerin çoğaldığını görebiliyoruz. 15. Filmekimi’nin sürprizlerinden olan, Dan Kwan ve Daniel Scheinert’in yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği “Swiss Army Man” de bunu bize tekrar hatırlatanlardan. Paul Dano ve Daniel Radcliffe’in oyunculuk ... Devamını Oku »

Erdal Tosun’a Veda

Birçoğumuz yan rollerin komik ama en usturuplu cümlelerini sarf eden adamı olarak tanıdık onu. Necdet Tosun’un oğluydu kimine göre. Kimine göre ise on altı yıl önce genç yaşta hayata veda eden Gürdal Tosun’un ağabeyiydi. Ama en çok da oynadığı her rolün akılda kalan repliklerini ustalıkla söylemesiyle yer etti zihinlerimizde. Seçtiği roller mi iyiydi? Her rolün hakkından mı geliyordu? İzleyicinin aklında ... Devamını Oku »

“Lânetli Ev” mi Sanrılar Evi mi?

2015 tarihli “Lânetli Ev” (The House on Pine Street) -oldukça gecikmeli şekilde- 25 Kasım’da Türkiye’de gösterime girdi. Psikolojik gerilim-korku türündeki bağımsız yapımı Aaron ve Austin Keeling yönetirken, senaryonun yazımında onlara Natalie Jones da eşlik etmiş. Festivalden festivale koşan ve çeşitli ödüller alan filmde az sayıda ve tanınmamış oyuncular tercih edilmiş. Esas kadın rolü 26 yaşındaki genç oyuncu Emily Goss’a emanet ... Devamını Oku »