Söyleşi

Yeşim Özsoy: “Özgünlük Arayışı Çok Önemli”

Fotoğraflar: Sedat Tuncay Avrupa’nın önemli kültür sanat organizasyonlarından biri olan Barselona GREC Festivali’nde ilk kez Türkiyeli bir yazarın oyunu sahneleniyor. Kırk bir yıldır aralıksız devam eden festivalde, Yeşim Özsoy’un kaleme aldığı “Aksak İstanbul Hikâyeleri” Katalan bir ekip tarafından seyirciyle buluşturulacak. Biz de Özsoy’la hem festival sürecini hem de Türkiye tiyatrosunun dünyaya açılabilmesinin hangi koşullara bağlı olduğunu konuştuk. “Aksak İstanbul Hikâyeleri”ni ... Devamını Oku »

Emrah Eren: “Rejisörlük Benim Var Olma Biçimim”

Fotoğraflar: Soner Çaylak Türkiye tiyatrosunun bugünü tek bir kelimeyle özetlenecek olsa, kuvvetli ihtimalle akla ilkin “Acelecilik!” gelir. Bir yere yetişiyormuşçasına yazılan metinler hiç beklemeden sahneye taşındığına, bu oyunların çok önemli bir bölümü kısa bir süre sonra -mecburen- kaldırıldığına ve hemen yeni oyunun hazırlıklarına başlandığına göre bu intiba abartı da sayılmaz. Oysa tiyatro, gerçek yaşamın aksine, gelenlerin “isteyerek” dâhil olduğu bir ... Devamını Oku »

Karadeniz’e Uzanan Zorlu Bir Yolun Yolcusu: Aylin Altunkaya

“Ötekileştirdiğimiz insanların ötekisi olduk.” diyen ve yabancılaşmadan insan kalabilmenin kaygısını taşıyan, çok duyulmamış ama hep bir çabanın içinde var olmaya çalışan bir oyuncu Aylin Altunkaya.  Bu duruma ses olmamız için vesile olmamızı sağladı. Ve küçük bir yolculuğa çıktık onunla… Aylin Altunkaya’dan bahsedelim biraz. Kimdir? Tiyatroyla tanışması ve ardından gelen süreç nasıl oldu? İlkokuldayken kütüphanede kitap ararken Turgut Özakman’ın “Töre”sini buldum. ... Devamını Oku »

Ersin Umut Güler: “Tiyatroya Gelmek Seyirciler İçin Bir Eylem Biçimi”

Fotoğraflar: Sedat Tuncay Uzun soluklu, belki de hiç bitmeyecek bir yoğunluk ve yorgunluğun ürünüdür tiyatro; başlangıç eğrisi ile bitiş çizgisinin birbirinden farklı olmadığı bir yolculuk. Aynı şeyi neredeyse aynı biçimde görebilmek, duygudaş olabilmek, hep beraber gülebilmek veya illa gerekliyse birlikte oturup ağlayabilmek isteyenlerin ümit kapısıdır. Hem şimdilerde paralel evrenlere açılan gerçekçi bir sığınak, yol arkadaşı arayanlara dayanıklı bir tutamak… Ve ... Devamını Oku »

Hakan Örge: “Oyunculuğu Ayrıştıran İnsanlar Resmin Dışında Kalan İnsanlardır”

Profesyonel sahne hayatına henüz on yedi yaşındayken Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkent Tiyatrolarında başladı. Kısa zamanda yeteneği sayesinde tiyatronun gözde oyuncusu oldu. Onlarca oyunda ustalıkla rol aldı, oyunlar yönetti ve üstüne üstlük oyun yazmayı da aynı ustalıkla başardı. Geleneksel Türk tiyatrosu alanında araştırmalar yapıp seyircisiyle paylaştı. Kendi deyimiyle; teorik olarak bir okul bitirmemiş olsa da araştıran ve kendisini sürekli güncelleyen bir ... Devamını Oku »

Hülya Savaş: “Oynanmayacağını Düşündükleri İçin Yazmıyorlar”

“Türkiye Tiyatrosunda Kadının Yeri”ni anlayabilmek ve anlatabilmek için liman liman dolaşırken yolumuz İzmir’e düştü. Tiyatromuzun nadide bir hanımefendisiyle, Hülya Savaş ile konuştuk. Tanıyan tanır, bilen bilir onu; fakat yazının şahitliği her daim daha makbuldür. Kısa bir göz atalım en özünden geçmişine… Aydın Söke’de doğar Hülya Savaş; ilkokul ve ortaokul eğitimini burada tamamladıktan sonra Ortaklar Öğretmen Okulu’nu bitirir. Beden eğitimi öğretmeni ... Devamını Oku »

Hâlâ Çocuk Kalabilmek İsteyenler İçin “Berepe Ona”

Geçtiğimiz günlerde sessiz sedasız bir albüm çıktı. Karadeniz müziğine sade ve duru sesiyle yeni bir soluk daha katıldı. Müzik yönetmenliğini Volkan Cebeci’nin yaptığı albümün yapımcılığını İbrahim Doğan kendisi üstlenmiş. Altı şarkılık albümde Lazca ve Türkçe şarkılar; Karadeniz folk müziği, rock ve elektronik seslerle başarıyla harmanlanmış. İlk albümü “Berepe Ona”nın çıkışının ardından İbrahim Doğan’la içimizi ısıtan ezgilerini ve biraz da Karadeniz’i ... Devamını Oku »

Samuel Gallet: “Tiyatro Sahte Olanın Karşısında Olmalı”

Fotoğraflar: Sedat Tuncay Fransız oyun yazarı ve yönetmen Samuel Gallet, geçtiğimiz haftalarda GalataPerform’un Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi kapsamında bir atölye gerçekleştirmek üzere Türkiye’ye geldi. Tiyatro dünyasında dramatik şiir ve rüya temelli çalışmalarıyla ilgi çeken Gallet, aynı zamanda Fransa’nın en ünlü oyun yazarlığı bölümü olan ENSATT’ta bölüm başkanı.  Kendisiyle yazı dilini, tiyatro anlayışını ve yeni oyun yazarlarına çizdiği ufku konuştuk. ... Devamını Oku »

Yılmaz Sütçü: “İnsanın Hedwig ile Arkadaş Olası Geliyor”

Dünya kurulalı beri böyledir bu. İnsanların önemli bir kısmı, kendileriyle ilgilenmek yerine başkalarıyla uğraşır ve hatta mümkünse etrafındaki herkesi değiştirmeye, dönüştürmeye çalışır. Kimisinin referansı kutsal gayelerdir ya da bazıları “kültür” adı verir farklılıklara, farklı olanlara tahammülsüzlüğüne… Üstelik türlü ‘zaman’ ve ‘zemin’lerde bazen pek büyük bir azimle ‘zuhur’ eder bu kalıplara sokma dürtüsü. Sınıflamalar yapılır büyük bir heyecanla, dışarıya taşanlar ise ... Devamını Oku »

Nilgün Kasapbaşoğlu: “Kadın Eli Değen Her Şey Çok Güzeldir”

Fotoğraflar: Sedat Tuncay Nilgün Kasapbaşoğlu, 1962 yılında henüz ilkokula bile gitmeyen bir çocuk olarak katılır Darülbedayi ailesine. İlk defa “Macbeth”te Banquo’nun çocuklarından birini oynamak üzere sahneye çıktığında, ailesinin şefkatle karılmış destek elini hisseder minik bedeninin tüm kıvrımlarında. Gök kubbenin altında güzel sesler bırakarak kendi yetişkinliğine doğru kanat çırpar. Başrollerde oynamış, rüştünü ispatlamış olmasına dönüp bakmaz bile; konservatuvar da okur. Meslekte ... Devamını Oku »