Yazar Arşivi: Yusuf Dündar

Bülent Emin Yarar: “Hepimiz Birer Macbeth Değil miyiz?”

Fotoğraflar: Sedat Tuncay Aslında belki her oyunda böyledir ama Shakespeare demek, kelimelere yüklenen duygu demektir tam anlamıyla. Kimisine göre şiirselliktir bu, kimisine göre ahengin saltanatı. Tanımlamalar türlü türlü olsa da değişmez olan şudur ki; o duyguyu mutlaka izleyicilere geçirmek zorundasınız. Saptırdığınız anda hikâye uçup gider; en fazla güzel bir tını kalır kulaklarda oyundan geriye. EKİP Tiyatrosu’nun, prömiyerini 20. İstanbul Tiyatro ... Devamını Oku »

“Beyaz Adam Ağacı Keser” Diyecekler

Fotoğraflar: İlker Ergin Sayısız konuğu mükemmel bir uyum içerisinde ağırlayan dünyanın yegâne doyumsuzudur insan. Çünkü diğer tüm varlıklardan farklı olarak, bireysel faydacılık zeminine oturttuğu bir aklı vardır onun. Üretmeyi çok sever, daha fazlasını tüketerek. Hakkı vardır; değiştirir, insanları bile. Seyirlik düzeni bozarak, kuralı bozup kurallar koyarak. Ama çoğu zaman farkında değildir; değiştirdikçe değişir bir yandan, uzaklaşır, yabancılaşır kendine. gusto’nun bu ... Devamını Oku »

Sami Berat Marçalı: “Göçebelik İyidir”

Türkiye’de tiyatrocu olmak, estetik bir kabiliyete sahip olmanın çok ötesinde meziyetler ister. Sanatsal ufkunuz uçsuz bucaksız denizlere yelken açmıştır. Ancak hayallerinizi hayata geçirebilmek için bunun yeterli olmadığını bilirsiniz. Tüm güçlüklerin üstesinden gelebileceğinizi düşünür, zamanı gelince kapısına kilit vurmak zorunda kalacağınız sahne yükünü alırsınız üzerinize ilkin. Bunun için ciddi bir bütçe gereklidir, doğru ama dekor için depo, prova için de sahne ... Devamını Oku »

Yeşim Özsoy: “Hiç Olmazsa Yenilikte Cesur Olun”

Fotoğraflar: Sedat Tuncay Türkiye tiyatrosunun kronikleşmiş yerli metin problemine en gerçekçi ve yenilikçi biçimde yaklaşan anlayışın adıdır GalataPerform. Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi kapsamında yolunu arayan kalem sahiplerine yol açmış, tiyatromuza birçok eser kazandırmıştır. Çeşitli zorluklara, aksamalara, aksatma çabalarına rağmen üstelik. Her atölye döneminin sonunda ortaya çıkan yeni metinler; denenmiş, kabul görmüş oyunların ‘garantici’ rejilerle sahneye taşınmasına ve sadece bu ... Devamını Oku »

Savrulan Maskeler Yahut Lena, Leyla ve Ötekiler

Bazı gerçekler çok yakında durdukları için görülmezler, bazılarıysa dokunanı bir girdap gibi içine çekeceği için. Bazı kabullenmişliklerin hayret vermesi gerekirken sıradan gelmesinin nedeni ise toplumsal normlara boyun eğişle boyanmış bir kültürün insanların maddî-manevî varlığını ele geçirmişliği olmalı. Zehra İpşiroğlu’nun bir röportajdan yola çıkarak kaleme aldığı “Lena, Leyla ve Ötekiler” oyununda vurguladığı üzere, bu statüko bekçiliğinin bir başka boyutu daha vardır ... Devamını Oku »

Alican Yücesoy: “Memur Kafası Yok Burada”

Fotoğraflar: İbrahim Özvariş Keşke her şey sofitalarından sarkıtılmış ışıklar kadar renkli olsa kurum tiyatrolarında. Siyasetin değil sanatın hükmü dolaşsa sahnelerde ve kaygılar sadece estetik biçimin doruklarında gezinse. Otosansür kanıksandı ve iyiden iyiye pekişti zaten hiç olmazsa sansür olmasa. Vergileriyle ayakta durdukları halkın içinde inananla birlikte inanmayan, gülüp geçmek isteyen kadar oturup düşünmek, sorgulamak isteyenlerin de olduğu unutulmasa. Soru sorduran repertuvarlar, ... Devamını Oku »

Ayla Algan: “Artık Sanat Kalmadı”

Fotoğraflar: Sedat Tuncay Hiçbir ses kaybolmaz evrende, sadece şiddeti azalır, gittikçe duyulmaz olur –ki teoride böyledir. Ancak bazıları tanımaz bu kuralı, yankılanır durur gök kubbenin altında; her geçen gün yeniden yükselerek. İşte böyle müstesna bir sestir Ayla Algan. Müziğin, tiyatronun ve sinemanın iç içe geçmiş aynalarından sahneye yansıyan ve yaptıkları kadar söyledikleri de hafızalara kazınan yaşamın adıdır. Yunus Emre ile de ... Devamını Oku »

Leman Yılmaz: “Eleştirileri Dikkate Alıyoruz”

Fotoğraflar: İbrahim Özvariş Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, yaklaşık otuz yıllık serüveniyle Türkiye tiyatrosunun en önemli lokomotiflerinden birisi hâline gelmiştir kuşkusuz. Pek çok etkisi vardır çünkü, hem seyirciye hem de İstanbul’un ve memleketin kültür-sanat piramidine. Yabancı yapımlar tiyatromuzu farklı bir bakış açısıyla değerlendirebilmemiz ve beslememiz için mesafeleri aradan kaldırırken, yerli topluluklar yeni oyunlarını geniş bir platformda seyircilerle buluşturma fırsatını yakalarlar. Takipçilerin ... Devamını Oku »

Hira Tekindor: “Tiyatromuz Dünyaya Kapalı”

Fotoğraflar: Cakuku Puhenis Oyun Atölyesi gibi köklü bir tiyatroda henüz yirmi dört yaşındayken ilk oyununu yönetti Hira Tekindor. Sanatçı bir aileden geliyor olması ona oyun yönetme imkânı sağlayabilirdi elbette; ancak diğer tüm ayrıntıların yanı sıra alması gereken büyük bir viraj daha duruyordu önünde: Yüksek beklenti. Başarıyla verdi ilk imtihanını ve “Kim Korkar Hain Kurttan?” oyunu, farklı ödül törenlerinde aralarında ‘En ... Devamını Oku »

Engin Alkan: “ Statükonun Devamına Kan Taşıyoruz”

Fotoğraflar: Sedat Tuncay Türkiye tiyatrosunun son yıllarda yetiştirdiği en üretken ve yaratıcı simalardan birisidir Engin Alkan. Henüz konservatuvar birinci sınıf öğrencisiyken katılır İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları kadrosuna. Bir yandan birlikte sahneyi paylaştığı Suna Pekuysal, Münir Özkul, Zihni Göktay gibi usta isimlerin seyircilerle kurdukları benzer samimi ilişkiyi oturtmaya çalışır estetik algısına, öte yandan okullu olmanın beraberinde getirdiği teorik bakışını derinleştirir. ... Devamını Oku »