Coğrafya Kader midir? “Lion/A Long Way Home”

Coğrafya Kader midir? “Lion/A Long Way Home”

Songül Alper

songulalper@zorunlusahne.com

Kıyıya vuran çocukları görüp görmezden geldiğimiz zamanlardayız. Bazen sadece bir fotoğraf oldu çocuk gülüşleri. Onların gözlerinden akan her damla acının bile sevimli olmasını sağladı. Öyle olsun istedik biz büyükler çünkü. Düşüncesi bile midemizi delecek kadar acı veren şeyler yaşattık çocuklara. Dayısı, amcasıydık; tecavüz ettik. Annesi, babasıydık; birkaç kuruşa sattık onları. Ablası, komşusuyduk; görmezden geldik, hatta kaybettik birçoğunu. Dövemediklerimizi dövdürttük… Hâlen de devam ediyor ne yazık ki.

Ve işte bunlardan birini görüyoruz “Lion”da. Kayıp çocuk durumları sinema tarihinde yer almıştır; ancak uzun zamandır bu konuya dair bir yapım görmüyorduk. Garth Davis’in yönettiği ve senaryosu Saroo Brierley ile Larry Buttrose’un kitabından Luke Davies tarafından uyarlanan 2016 yapımı dram filmi “Lion”. Filmde; Saroo adında beş yaşındaki bir Hint çocuğu, Kalküta sokaklarında, evinin binlerce kilometre ötesinde kaybolur. Avustralyalı bir çift tarafından evlat edinilmeden önce birçok sorunla uğraşır. Yirmi beş yıl sonra, kaybettiği ailesini bulmak için yola çıkar.

Hindistan’da her yıl 80.000 çocuğun kaybolması hikâyenin orijinal olmadığını düşündürebilir ama öyle olmamış. Hikâyenin yaşanmış olması dramatik yapıyı iyi oluşturmuş ve kurgunun içine yerleştirilmiş diğer dramlar filmi standart olma durumundan kurtarmış. Zamanın herkes ve her yer için eşit ilerlemediğini, İbn-i Haldun’un “Coğrafya kaderdir.” sözünü açık bir gerçeklikle sunuyor bize. Hindistan’da taş taşıyan kadınlar, kilometrelerce uzağında refah içinde yaşayan kadınlar… Filmde iki ülke, iki kadın ve aslında zıt olan yaşamlar verilmiş.

Nicole Kidman’ın başarıyla canlandırdığı anne karakterinden “Dünyada yeterince insan olduğunu düşünüyorduk ve biz sizi seçtik, sizin acılarınıza ortak olmayı seçtik.” cümlesini duymak, sorgulanmadan kabul edilen durumların aslında çoğu kez çözümü olabileceğini gösterebiliyor. Ayrıca filmin oyuncu kadrosundaki herkes üzerine düşen görevi çok iyi yapmış. Filmin akıcılığına gelince; ilk kısımda küçük Saroo’nun kayboluşunun hikâyesine tanıklık ederken “Acaba daha kısa tutulabilir miydi?” diye düşündürüyor ama kayboluşuna kadar yaşamından gördüğümüz kesitler ikinci kısımdaki duyguları daha iyi anlamamızı sağlıyor.

Filmde yaşanan onca acıya rağmen, “Acaba çocuk ailesiyle mi yaşasaydı yoksa kayboluşunun ardından sahip olduğu aile ve iyi bir ülkede yaşaması daha mı iyi oldu?” dedirten bir ikilemde kalıyorsunuz. Elbette gözyaşlarınız böyle bir mantık gözetmiyor; çünkü her açıdan kişinin karakter ve hikâye ile ister istemez bağ kurmasını sağlıyor.

Film, insanı etkileyen bir yapıya sahip. Filmin geçtiği coğrafyaları izledikçe ne tür hayatların olduğuna dair derin fikirler kazandırabiliyor size. Etkileyici olmasının büyük etkenlerinden biriyse kesinlikle doğallığını bozmayan Sunny Pawar’dır. Oyunculuğunun büyüsü filmi değiştiriyor. Bir çocuğun korku dolu ve çaresiz olma hâlini “Gadoo” diye ağabeyine haykırarak seslenirken yansıttığında canınızı acıtmayı başarıyor.

Unutulmayan bir geçmiş, geçmişe çıkılan bir yolculuk ve ait olma duygusunun anlatıldığı film, yılın en iyisi olmasa da mevcut filmler arasında görülmeyi hak ediyor.

Film, dünya galasını 10 Eylül 2016’da Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yaptı. Başlarda eleştirmenlerden olumlu yorumlar almasa da seyircinin sevgisini kazanmayı başardı. 89. Akademi Ödülleri’nde En İyi Film, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Patel), En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Kidman) ve En İyi Uyarlama Senaryo dâhil 6 adaylık elde etti.

Künye:

Yapım: 2016 – Avustralya, İngiltere, ABD

Tür: Dram

Yönetmen: Garth Davis

Oyuncular: Dev PatelRooney Mara, Nicole Kidman, David Wenham, Priyanka Bose, Sunny Pawar

Senaryo: Luke Davies

Yapımcı: Iain Canning, Emile Sherman

Müzik: Dustin O’Halloran, Volker Bertelmann

02.05.2017

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.