“Dare To Be Wild” / “Cesaret Edemezsin” – “Hayallerin Peşinde”

“Dare To Be Wild” / “Cesaret Edemezsin” – “Hayallerin Peşinde”

Songül Alper

songulalper@zorunlusahne.com

Hepimizin yaptığı bir şeydir, bazen sadece içimizi boşluğa bırakabileceğimiz bir film keşfedebilmek. Evet, itiraf ediyorum; bu filmi öyle anlarda bulup izlemiştim. Belki bir festival filmi ya da bir kült film olmasa da pişmanlık yaratmayacaklardan. Filmin yakın geçmişte yaşanmış gerçek bir hayat hikâyesinden uyarlama olması da bir merak unsuru oluyor. Film Türkçeye iki şekilde çevrilmiş olsa da “Hayallerin Peşinde” daha iyi dile getiriyor filmi.

Sinemada hayalleri peşinde koşmanın klâsik olarak işlenmiş hâlini oldukça fazla görüyoruz. Ama Vivienne De Courcy bunu İrlandalı bahçe tasarımcısı Mary Reynolds’ın gerçek öyküsüne dayanarak, Chelsea Flower Show’da altın madalya kazanma arayışlarının içine yerleştirilmiş naif ama tutkulu bir aşk hikâyesi ve gezgin bir ruh ile renklendirerek yapıyor.

Filmde Mary (Emma Greenwell), doğa ve bahçelere tutkusu olan genç bir İrlanda kadınıdır ve bahçe tasarımı dünyasına girmek istemektedir. İlk şansını “ünlü bahçe tasarımcısı” Charlotte Heavey (Christine Marzano) ile elde eder. Charlotte Heavey, kendisini özgün işlerinden kaynaklı keşfeder keşfetmesine ama bunu pek de iyi niyetle devam ettirmez.

Filmin merkezinde vahşi doğanın önemi ve insan ile doğa arasındaki bağlantı tekrar tekrar veriliyor. İçinden geçen ekolojik mesajları soft bir sunumla izletiyor. Muhteşem bir doğa manzarasıyla hareketli bir tabloyu inceletir gibi görsel olarak çarpıcılığını koruyor. İrlanda’nın bu görüntülerde payı büyük elbette. Filmin ortalarında Etiyopya da daha mistik bir yolculuğa çıkarıyor bizi. Doğayı, insanlığı, macerayı ve başroldeki iki karakterin yakınlaşmalarını bu bölümlerde daha yoğun görüyoruz.  Kostümler bölgenin varlığını hissettirmek için kullanılmış.

Elbette bahçe tasarımı gibi bir konunun dramatik bir noktaya evrilemeyecek olması nedeniyle konunun içine Etiyopya-Afrika’da yaşanan su sorunları ve insan merkezinde doğadan uzaklaşma yerleştirilerek mesaj verme durumu güçlendirilmiş. Hayal etmek, çocukluk, umut etmek ve istemekten vazgeçmemek tatlı bir nüansla akıyor. Gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenmiş bir senaryonun içerisine abartılmadan konulmuş mistik öğeler (periler ve zamanda geçişler) çocukluk duygusunu ve hayal kurmayı daha kalıcı ve güçlü kılıyor. Çocukluğumda aynalara bakıp “ona kadar sayarsan dileklerin gerçek olur” diyen anneannemi ve altından geçmek için gökkuşağı peşinden koşturduğumuz zamanları hatırladığımda yüzüme huzur dolu bir gülümsemenin yayıldığını itiraf ediyorum.

Yönetmenin kendi kaleminden çıkmış senaryoda yeterli ekolojik mesaj bulunuyor olması filmi izlerken “Zaman kaybediyor muyum?” kaygısından uzaklaştırıyor. “Dünyayı değiştirebilirsiniz. Ben buna toprağa bir tohum atmakla başladım.” cümlesi, çocukluğumda ağaç dikmek için bütün köylülerin toplanıp ağaç fidelerini yüklenerek dağa gidişlerinde arkalarından nasıl imrenerek baktığımı hatırlattı bana. Şanslıyım ki yüzlerce olmasa da onlarca ağaç dikebildim ve toprakla sayısız kere temas etmeyi başarabildim.”

“Hayallerin Peşinde”, soğuk kış akşamlarında içimizi ısıtacak sıcak bir film. Delia Steinberg Guzman’ın da dediği gibi: “Herkes kendi çaresine sahiptir. Kendi duygularına, ikirlerine, hayallerine ve tutkularına sahiptir. Herkesin değişme, daha iyi olma, dünyayı bulduğundan bir parça daha iyi bırakma arzusu vardır. Ve o noktada herkeste tüm bu özellikleriyle bunları az ya da çok gerçekleştirmek için canla başla çalışan günlük bir kahraman bulunur.” Buna hepimiz Guzman kadar inanmasak bile küçük de olsa içimizde bir kıpırdanışın olması dileğiyle. İyi seyirler…

Yönetmen: Vivienne De Courcy

Yazan: Vivienne De Courcy

Oyuncular: Emma Greenwell, Tom Hughes, Alex Macqueen, Janie Dee, Christine Marzano, Lorna Quinn

Yapım yılı: 2015

08.12.2017

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.