Farhadi’den Yeni Bir Dram: “Satıcı” – Suç, Suçlu ve İntikam

Farhadi’den Yeni Bir Dram: “Satıcı” – Suç, Suçlu ve İntikam

İnan Koç

inankoc@zorunlusahne.com

İran’ın dünya sinemasına kazandırdığı en önemli isimlerden olan Asghar Farhadi’nin son filmi Satıcı” (Forushande/The Salesman) vizyona girdi. Film, geçtiğimiz yıl senaryo ve erkek oyuncu dallarında Altın Palmiye Ödülü kazanmıştı.

Farhadi, çoğu filminde olduğu gibi, kadın-erkek ilişkisi üzerine kurmuş filmini. Kadın karakter Rana’ya Taraneh Alidoosti, erkek karakter Emad’a ise Shahab Hosseini hayat veriyor. Babak Karimi (Babak), Mina Sadati (Sanam), Farid Sajjadi Hosseini (Naser), Emad Emami (Ali) filmdeki diğer önemli oyuncular Belirtmek gerek ki Farhadi’nin gerçekçi anlatımına hizmet eden, oldukça üst seviyede oyunculuklar sergilenmiş filmde.

Tahran’da günümüzde geçiyor film. Karı-koca olan Emad ve Rana, Arthur Miller’ın “Satıcının Ölümü” adlı oyununu prova eden bir tiyatro topluluğunun da üyesidir. Filmin senaryosu, aynı oyunla bir bağ içeriyor. Aynı zamanda senaryonun da sahibi olan Farhadi, oyundaki Satıcı karakterini bambaşka bir şekilde senaryoya taşıyarak suç, adalet, intikam, ahlâk gibi kavramları kadın-erkek ilişkisi ve cinsel şiddet çerçevesinde ilerleyen hikâyeyle merceği altına alıyor.

Filmde zaman zaman prova ve sahnelenme aşamalarını göreceğimiz oyunun dekorunu izlediğimiz ilk sahnesinin hemen ardından gerçeğe, sıkıntılı ancak seyirciyi germeden filme yoğunlaştıran bir akışın içinde buluyoruz kendimizi. Bir gece bitişikteki inşaat çalışmaları yüzünden yıkılma tehlikesindeki evlerinden apar topar çıkmak zorunda kalır Emad ve Rana. Çatırdayan duvarlar, kırılan camlar, koşuşturan insanlar… Hemen sonra aynı sahneyi paylaştıkları arkadaşları Babak’ın evini çok uğraşmadan kiraladıklarında işlerin yolunda gittiğini düşünmektedirler. Filmde olayların örülmesi aslında burada başlar. Eski kiracının özel eşyalarının olduğu kilitli oda sorununu, Emad çekincesini gösterse de, odayı açıp eşyaları çıkartarak çözerler. Yeni bir eve taşınırken yaşanabilecek sıradan sorunlar yaşarlar. Meselâ; banyodaki elektrik problemi ve patlayan lamba. Yönetmen, banyoda yaşanacak asıl sıkıntıların işaretini veriyor burada. Aslında filmin geneline yayılmış bir elektrik vurgusu var. Örneğin; eski evlerine her uğradıklarında sigortanın açılıp kapandığını ısrarla görüyoruz.

Suç, Suçlu ve İntikam Üzerine

Rana, Emad’ın gelişini beklerken çalan dış kapı zili üzerine kapıyı açıp girdiği banyoda kim olduğunu bilmediğimiz biri tarafından boyutunu bilmediğimiz bir saldırıya, tacize, belki de tecavüze uğrar. Farhadi bunu gizli tutmuş; olay yerine, karakterlere, belki de beklenenin aksine, özellikle Emad’a odaklanmış.

Rana ve Emad, evin eski kiracısının bir seks işçisi olduğunu bu olay üstüne öğrenirler. Başlarına gelen olayı direkt ya da dolaylı olarak eski kiracıya bağlamışlardır. Rana, yaşadığı travmanın etkisinde bir sessizliğe bürünmüş, insanlardan ve özellikle de Emad’dan uzaklaşmıştır. Kadınlık, annelik gibi olgular üzerine içşel sıkıntılar yaşadığını düşünebiliriz. Ama yönetmen bu dakikadan sonra daha çok Emad’ın yolculuğuna odaklanır. Karısının başına ne geldiğini tam olarak bilmemekle birlikte, onun yaşadığı acıyı hissederek, hem buna bağlı hem de eril bir intikam hissiyle dolmuştur. Zaman zaman eril intikam hissi, Rana’nın acısıyla kurduğu empatinin önüne geçiyor. Filmin finaline kadar bu gel-gitleri ve karakterlerin suç, suçlu ve intikam kavramları üzerinde yolculuklarını izliyoruz.

Farhadi, diğer filmlerinin birçoğunda olduğu gibi, göze sokmadan ama ayna tutarak gösteriyor yaşadığı toplumun sıkıntılarını. İlk önce çarpık yapılaşma ve konut sorununu görüyoruz. Ve yine çarpık ahlâkî değerleri, İran’da özellikle kadın olmanın ne kadar zor olduğunu… Sahnelemeye çalıştıkları oyundaki bir kısa sahneden, bir yandan sansürle uğraştıklarını veya aynı zamanda öğretmen olan Emad’ın okulda da engellemelerle karşılaştığını hikâyeden bağımsız izliyoruz. Aslında hikâyenin temellerinden biri de cinsel saldırıya uğrayan bir kadının ve onun eşinin polise/devlete gitmeyi neredeyse hiç düşünmemesi. Emad’ın intikam duygusunu sadece buna bağlayamayız elbette ama  belli ki ne adalete inançları var ne de toplumdan gelecek tepkiyi göğüsleyebileceklerine.

Farhadi’nin Satıcı” filmi “Başka Sinema” kapsamında ve az sayıda salonda vizyona girse de kendi sınıfındaki filmlere göre hatırı sayılır bir izleyici kitlesine ulaşıyor gibi görünüyor. Hafta içi gündüz seansında izlediğim salonda beklentimin üstünde seyirci vardı. Salon çalışanları da ilginin iyi olduğunu söyleyince sevindim. Hâlâ vizyonda olan filmi izlemenizi öneriyorum.

Oscar! Hem Aday Hem Yasaklı: “Farklılıkları korkuya dönüştürmek istiyorlar.”

Bu yıl Oscar adayları açıklandığında en çok  “La La Land” fırtınası konuşuldu. Oysa taze başkan Trump tam da o günlerde aldığı bir kararla yedi Müslüman ülke vatandaşlarının her koşulda ülkeye girişlerini yasaklamıştı. Bu yasak, Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü’ne aday olan Asghar Farhadi’yi de kapsıyordu. Yönetmen, 2012’de Bir Ayrılık” (A Separation) filmiyle aynı ödülü kazanmış ve ödülünü alırken şöyle demişti:

“Şu anda bizi dünyanın dört bir yanında izleyen İranlıların mutlu olduğunu tahmin ediyorum. Bu mutluluğun nedeni kazandığımızın önemli bir ödül olması değil. Çünkü şu zamanlarda ülkeleriyle ilgili politikacılardan savaş, tehdit ve  saldırganlık konuşmaları duyarlarken, bu gece İran muhteşem kültürü ile gündeme geldi. İran’ın zengin ve köklü kültürü bir süredir politikanın serptiği toprağın altında saklanıyordu.”

Kendisine bir ayrıcalık yapılsa dahi töreni boykot edeceğini söyleyen Farhadi’nin  yasağa karşı açıklaması ise şöyle:

“Bunlar, ülkelerindeki insanlara başka kültürler hakkında korkutucu bir resim göstererek farklılıklarını anlaşmazlıklara, anlaşmazlıkları düşmanlıklara, düşmanlıkları ise korkuya dönüştürmek istiyor. Umarım bu durum toplumlar arasında yeni bölünmelere yol açmaz.”

Son olaylardan sonra, diğer filmleri izlememiş olsam da, Oscar yapısını göz önüne alarak Farhadi’nin ödülün en kuvvetli adayı olduğunu düşünüyorum. Sonucu 26 Şubat gece yarısından sonra öğreneceğiz.

23.02.2017

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.