Geçmişten Bugüne “Çekim”

Geçmişten Bugüne “Çekim”

Dilek Kabataş

dilekkabatas@zorunlusahne.com

Tüketim çılgınlığı, çağımızın en büyük problemlerinden biri. Hayatımızı idame ettirebilmek için alışveriş yaptığımız, temel ihtiyaçlarımızı karşılayınca mutlu olduğumuz günler maalesef geçmişte kaldı. Yaşamımızı kolaylaştırması gereken ve baş döndürücü bir hızla gelişen teknoloji, zamanla bize hükmetmeye başladı. Kapitalist sistemin etkisi, en büyük kitle iletişim aracı olan cep telefonları ve modanın katkısı ile tükettikçe mutlu olan, tükettikleriyle kendini değerli hisseden insanlara dönüştük. Sisteme en muhalif olanlarımız bile “Çocuk istedi.”, “Eşimi kıramadım.” gibi bahanelerle gönülsüzce ya da mecburen tüketim çarkının içine çekildi. En kötüsü ise; toplum olarak düştüğümüz bu çark içerisinde hep daha fazlasını elde etmek için koştururken farkına bile varmadan en güzel hasletlerimizi kaybettik.

Görmeyeri Sanat Topluluğu’nun yeni yapımı “Çekim” işte tam bu konulara parmak basıyor. Uğur Küçükdağ’ın kaleme aldığı oyun; 1990’lardan günümüze tüketim çılgınlığının, kültürel yapımızdaki yabancılaşmanın ve kökten değişimin etkilerini irdeliyor. Oyun, iki kardeşin çocukluktan yetişkinliğe yaşadıklarını büyük bir yüzleşmeyle sahneye taşırken çekirdek bir ailenin trajik hikâyesi ile geleneksel orta direğin toplumsal kast sistemindeki sallantılı yerini gözler önüne seriyor.

Oyunda, ailenin geçmişi ve bugünü filmlerden alışık olduğumuz flashback ve flash forward yöntemiyle değişimli olarak sahneye taşınıyor. Bu riskli bir seçim; zira sürekli geçmiş ile bugün arasında gidip gelinmesi, iyi bir rejinin elinden çıkmasa büyük kargaşaya yol açabilirdi. Ancak “Çekim”de bu sahnelerin büyük bir özenle adeta dantel gibi örüldüğünü görüyoruz. Zaman geçişleri pürüzsüz ve sahneler birbirine öylesine doğal biçimde bağlanıyor ki her şey bir yapbozun parçaları gibi yerli yerine oturuyor. Uğur Küçükdağ, oyunu hem yazıp hem yönetmenin avantajıyla kafasında kurguladığı öyküyü başarılı bir şekilde sahneye aksettiriyor.

Oyun karakterleri üzerinde hayli çalışılmış. Anne ve baba, geleneksel orta direği; yaşlılık hâlleri ise birçoğumuzun kendi anne-babasını ya da etrafında gördüğü tipik emeklileri yansıtıyor. Ürkek, çekingen ve kırılgan küçük erkek kardeş ve her hareketiyle kardeşini kıskandığını hissettiren abla karakteri incelikle tahlil edilerek sahneye sahici karakterler olarak taşınmış.

Oyun boyunca çocuklukla yetişkinlik, gençlikle yaşlılık arasında gidip gelen ve beden dilini ustalıkla kullanan Burcu Sövmen, Okan Demir, Ekin Gökgöz, Rewşan Çeliker’in performanslarının oyunun başarısına katkısı büyük. Her biri birden fazla karakteri canlandıran Başak Özkan, Cem Büyük, Nagihan Demirsu, Reyhan Nur Çalıkoğlu, Öz Demir, Sinem Pektaş da rollerini hakkıyla yerine getiriyor.

İki perdelik oyun 120 dakika sürüyor. Bu, uzun sayılabilecek bir süre ve hikâye belki daha kısa kesilebilirdi. Örneğin; Queen’in “We Will Rock You” şarkısı eşliğindeki dans ve küçük kardeşin ablasına “Hansel ve Gretel” masalını anlattığı sahne çıkarılsa hikâyenin bütünlüğüne zarar gelmeyebilirdi. Fakat bu sahnelerin tamamen gereksiz olduğu da söylenemez; çünkü klâsik çizgiden ayrışma sağlayarak oyunun modern yorumuna hizmet ediyorlar.

Sahne bir boşluktur. İnşa edilmemiş, tasarlanmamış, başlanmamış, belki de yeni taşınan bir ev gibidir. Nitekim “Çekim”de de bütün eşyalar kartondur. Meselâ; yatak kutulardan yaratılır. Beyaz eşyalar aslında beyaz kolilerdir. Gerçek değildir hiçbir şey. Ama gerçek gibidir de… İyi bir oyun için kocaman salonlara veya binlerce liraya mâl olan dekorlara ihtiyaç yoktur belki de. Bunun kanıtı olan kartonlardan müteşekkil dekor tasarımı Ezgi Pamir imzasını taşıyor.

“Susam Sokağı” jeneriği, Parliament Sinema Kulübü ile özdeşleşen müthiş şarkı “All My Life” ve atari tema müziği gibi dönemle örtüşen müzik ve ses tasarımı Aslıhan Kabukçu’nun, hem 1990’lar hem de günümüz kıyafetlerini başarıyla yansıtan kostüm tasarımı Meltem Tolan Coşkun’un elinden çıkmış. Müziğin ritmine göre yanıp sönerek adeta dans eden ışık tasarımı ise Uğur Küçükdağ’a ait.

Uzun sözün kısası; Görmeyeri büyük bir emek vererek hakikaten görülesi bir iş çıkarmış. Bu sezonun iyilerinden olan oyunu kaçırmamanızı tavsiye ederiz.

09.03.2017

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.