İşveren Sergisi Meraklılarını Bekliyor

İşveren Sergisi Meraklılarını Bekliyor

Zorunlu Sahne

Türkiye’de mimar ve işveren müzakerelerinin üretimlere etkisini bir dizi nitelikli yapının gelişim süreçleri eşliğinde inceleyen “İşveren Sergisi” 13 Eylül’de SALT Galata’da açıldı.

SALT tarafından geliştirilen “İşveren Sergisi”, 1930’lardan 2010’lara Ankara, Çanakkale, Denizli, İzmir ve İstanbul’da özel kesim ya da kamu kesiminden sipariş edilmiş olan bir dizi yapı temelinde, mimar ile işveren arasındaki bu kritik ilişkiyi ve iletişimin ürüne nasıl yansıdığını irdeler. ODTÜ Kampüsü, Makbule Atadan Villası, Denizli Basma ve Boya Sanayi Fabrikası ile Yahşibey Tasarım Çalışmaları yapısını da içeren seçki, özgün arşiv belgeleri ve söyleşilerle desteklenen anlatımlarla işverenin yapıdaki belirleyici rolüne odaklanır. Turizmin gelişimi için öncü adımlar atmış olan bürokrat Özer Türk’ün incelemeye açılan kişisel arşiviyle de işveren rolünün maddî kaynak sağlayıcılığından daha önemli yeniliklere aracılık etme potansiyeli vurgulanır.

SALT Galata’nın yeniden işlevlendirme sürecini katlara yayılan sunumlarla işleyen “İşveren Sergisi”, Osmanlı İmparatorluğu’nda kadın banilerin inşa ettirdiği yapılarla İstanbul’a odaklanır. Çeşmeden külliyeye çeşitli ölçekteki bu yapılar için hazırlanan bir harita ile SALT Araştırma Ali Saim Ülgen Arşivi’nden derlenen çizim, fotoğraf ve yazışmaların yer aldığı bu bölüm, 15. yüzyıldan 20. yüzyıla kadın banilerin şehirleşmedeki rollerini incelemeyi mümkün kılar.

“İşveren Sergisi”, fikir düzeyinde yeniliği ve uygulamada özeniyle ayrışan hemen her yapıda hevesli bir mimara, tutkulu bir işverenin karşılık geldiğine işaret eder. Oysa bu ilişki, çoğunlukla ortak bir üretim ortamı olarak değerlendirilmekten ziyade kutuplaştırılmıştır. Mimarın, diğer uzman ve uygulamacıları kendi üretimine düşman ilan ettiği hayli baskın bakış açısında, işveren “cehalet ve zevksizlik” ile suçlanan bir karikatürdür. Küreselleşmenin gezgin “yıldız mimar” profiliyle ifade bulduğu son kırk yılda, şirketleşmiş yatırım ve proje geliştirme süreçlerinde konumlanan ve sermayeyi artırmaya yönelik bir refleksle çalışan pragmatik bir tiplemeye dönüşmüştür. Ancak, dünyanın birer kriz hâline gelen öncelikleriyle kapanmaya yüz tutan bu dönemde, mimarlar mesleği yapma biçimlerini sorgulamak zorunda kaldıkları bir dönemece geldi. Bu bağlamda sergi, mimarın bozması gereken ezbere; beceri, uzmanlık ve çabasının üstün bir eser yaratmaktan çok ortak bir üretime aracılık etme ihtimalinin bir adımı olarak işveren profilini de dâhil etmesi gereğini hatırlatır.

Önümüzdeki iki program:

SALT Galata, Oditoryum

“Haritanın Gör Dediği: Kadın Bani Yapıları ve Kent Mekânı”

Söyleşi: Murat Güvenç, Çiğdem Kafescioğlu ve Firuzan Melike Sümertaş

28 Eylül Perşembe, 19.00

SALT Galata, Oditoryum

“Mihrimah Sultan Külliyesi Turu”

30 Eylül Cumartesi, 15.00-17.00

Firuzan Melike Sümertaş rehberliğinde

24.09.2017

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.