Öfke Bazen İyidir: The Angry Birds Movie

Öfke Bazen İyidir: The Angry Birds Movie

Cem Patlakcı

cempatlakci@zorunlusahne.com

Finlandiya tarafından geliştirilen, dünya genelinde üç yüz milyon kullanıcının telefon veya tabletine indirdiği ve çocuk ve yetişkinlerin severek oynadığı bir oyun olan “Angry Birds”, bu sefer ABD- Finlandiya ortak yapımı bir animasyon olarak karşımıza çıkıyor. İnsanlarda böylesine bağımlılık yapan bir oyunun animasyon filmine çevrilmesi, elde edilecek hasılat göz önünde bulundurulduğunda, yapımcı şirketler açısından hiç de zor alınmış bir karar olmasa gerek. “The Angry Birds Movie”,  film-oyuncak ikilisine dayalı sektöre yeni bir soluk daha getirerek oyun-oyuncak-film üçlemesinin de önünü açmışa benziyor. Bilgisayar oyunlarının fazlasıyla rağbet gördüğü günümüzde “The Angry Birds Movie”, diğer yapımcıların da iştahını kabartarak benzer filmlere öncülük edecek gibi görünüyor.

Orijinal seslendirme kadrosunda Jason Sudeikis (Red), Maya Rudolph (Matilda), Josh Gad (Chuck), Danny Mcbride (Bomb), Kate Mckinnon (Stella), Sean Penn (Terrence) gibi isimlerin yer aldığı film, şimdiden büyük bir izleyici kitlesine ulaştı. Bir ColumbiaSony PicturesVillage Roadshow Productions yapımı olan filmin senaryosunu pek çok animasyon filminden aşina olduğumuz John Vitti yazarken yönetmenliğini ise Clay Kaytis ile Fergak Reilly üstleniyor. Bu, ikilinin ilk yönetmenlik deneyimi ve fena bir iş çıkarmadıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kuş oldukları hâlde uçma yeteneğine sahip olmayan tombul ve sevimli kuşlar, bir adada huzur içinde yaşamaktadırlar. Fakat içlerinden Red, Chuck ve Bomb; öfkelerine hâkim olamayan, toplum içerisinde düzeni bozduklarına inanılan, sorunlu kuşlardır. Tedavi görmeleri için bir öfke kontrol merkezine gönderilen kuşlar zamanla birbirleriyle yakınlaşmaya başlar. Bu sırada adaya doğru garip bir gemi yaklaşmaktadır. Gelen ziyaretçiler, hepimizin tahmin edebileceği gibi, her çizgi filmde şirin gösterilmeye çalışılan domuzlardan başkası değildir. Kısa sürede ada halkının güvenini kazanmayı başaran domuzlar, gerçek planlarını yavaş yavaş devreye sokmaya başlamışlardır bile. Bu durumun farkına varan Red’in halkı uyarmaya çalışmasına rağmen domuzların onlara sunduğu imkân ve eğlencelerden mahrum olmak istemeyen kuşlar, gerçeği göremeyecek kadar kör olmuşlardır.

Animasyon filmlerini kaleme alırken en çok dikkat edilen hususlardan biri de çocukları ne yönde etkilediği oluyor. Bir animasyon filminde ses, müzik, görüntü kalitesi, hareketler ve karakterler sırıtmıyorsa o filmin başarılı olduğunu söylemek mümkün. “The Angry Birds Movie” bu bakımdan sınıfı geçmiş gibi görünüyor. Oyundaki içeriğe mümkün olduğunca sadık kalmaya çalışan senaristler,  nedense kırmız kuş Red konusunda biraz cömert davranmışlar. Normalde bir özelliği olmayan, dokunulduğunda bağıran bir kuş olan Red; filmde üçe bölünen, dokunulduğunda patlayan, yumurta bırakan, bumerang olabilme özelliği taşıyan bir kahramana dönüşüyor. Senaristlerin Red ile ön plana çıkarmak istedikleri durum gayet açık aslında; öfke, çoğu canlının içinde var olan bir şey ve bu özelliğin herhangi bir tehdit, zorlama ve haksızlık karşısında ortaya çıkması gerekiyor. Çünkü uysal davranışlar, kötü niyetli insanlar tarafından çok güzel kullanılıyor. Haksızlık karşısında uysal davranışlar sergileyen toplumlar, haklarını koruyamadıkları gibi ellerindeki haklardan bile olabiliyorlar. Bu bakımdan, filmin küçücük kuşlar üzerinden çocuklara ve hatta yetişkinlere verdiği ders, eskilerde kalan “Her tatlı söze kanma demedim mi?” şarkısının sözleri kadar açık.

“The Angry Birds Movie”, yedi yaş ve üzerine hitap eden bir film. Lâkin çoğu çizgi ve animasyon filmde olduğu gibi, bu filmde de uygun görmediğimiz görüntü ve davranışlar ufak da olsa gözümüze çarpıyor. Sonuç olarak; çocuklarınız bu tarz filmleri keyifle seyrederken eleştiri ve yorumlarımız siz büyükler için olmaya devam edecek.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.