Pişman Olacaksın, Pişman Ölmeyeceksin: Familya

Pişman Olacaksın, Pişman Ölmeyeceksin: Familya

Cem Patlakcı

cempatlakci@zorunlusahne.com

Dizi sezonunun başlamasıyla birlikte kanallar adeta birbirleriyle yarışıyor. Öyle ki kanalların neredeyse kadrolu denebilecek oyuncuları bile var. Bu yarış iyi mi kötü mü, tartışılır ama önemli olan bir şey varsa o da yayınlanan dizilerin kalitesi; çünkü televizyon, geniş kitlelere hitap eden bir araç. Son yıllarda izleyiciler de fazlasıyla seçici hâle gelmiş durumda. Birkaç kanallı dönemlerde olduğu gibi “Ne yayınlarsak seyredilir.” mantığı artık işlemiyor. Bir dizinin tutunabilmesi için öncelikle senaryosunun iyi, ardından da oyuncularının yetenekli olması gerekir. Günümüzde ise en büyük sıkıntının iyi senaryo yazımı olduğu görülüyor. Çünkü senaristler, izleyicilerin beğenisini kazanmak için daha öncekilerden farklı hikâyeler bulmak zorundalar. Bu durum da, “Familya” dizisinde olduğu gibi, işleri her geçen gün zorlaştırıyor.

Yazın bitmesiyle beraber TV ekranlarında yeni diziler teker teker boy göstermeye başladı. Bunların arasında dikkat çekenlerden biri de Fox TV ekranlarında 20 Eylül’de ilk bölümü yayınlanan “Familya”. Can Yücel’in yönettiği, Uğraş Güneş’in kaleme aldığı dizinin başrollerini usta oyuncu Uğur Yücel, Güven Kıraç, Şükran Ovalı, Erkan Kolçak Köstendil, Zeynep Kankonde, Cansu Tosun, Bekir Çiçekdemir, Bülent Emrah Parlak, bu yıl “Yeni Nesil” adlı bir müzik albümü çıkartan Murat Ceylan ve “İftarlık Gazoz” filmiyle hafızalarımızda yer eden çocuk oyuncu Berat Efe Parlar paylaşıyor.

Doğrusu, daha ikinci bölümü yayınlanan “Familya”nın oyuncularını şimdiden eleştiri yağmuruna tutmak istemiyoruz. Ama bu, gördüğümüz birkaç eksikliği gündeme getirmeyeceğimiz anlamına da gelmiyor. Yönetmen, makyaj ekibinin yardımı ve çeşitli çekim hileleriyle oyuncuları on beş-yirmi yıl önceki hâllerine sokmaya çalışabilir. Ancak dizideki oyuncuların şimdiki ve geçmişteki görüntülerinde hiçbir fark bulunmaması ve küçük Ateş’in nasıl ve kimin yanında büyüdüğünün anlaşılamaması, başlangıç sahnesinin özensiz hazırlandığı ve bir an önce on dört yıl sonrasındaki asıl konuya geçilmek için bu sahnelerin özenle çekilmediği hissinin uyanmasına neden oluyor. Oysa başta özellikle Toprak ve Su için figüran kullanılması, o günden bugüne uzanan fiziksel değişimin daha gerçekçi yansıtılmasını sağlayabilirdi. Bunların dışında, son zamanlarda dizilerde moda olan sözcük yarışının bu dizide de devam ettiğini görüyoruz. Evin her şeyi bilen torunu Sezer, zabıta Namık, Toprak ve meyhanenin bilge kadını Efkâr bu konuda en öne çıkan isimler.

Son zamanlarda Uğur Yücel’in oyunculuğundan çok, fiziksel görünümüyle gündeme geldiğini görüyoruz. Nasıl zayıfladığı magazincilerin konusu olmakla birlikte benim merak ettiğim; dizide canlandırdığı Yaşar Beyoğlu’nun karakter zayıflığı. Nasıl oluyor da anneleri öldükten sonra çocuklarını bırakıp gidebilecek zayıflıktaki sorumsuz bir baba, aradan zaman geçtikten sonra “Yemişim tecrübeyi; bize insan lâzım.” diyebilecek karakterde yardımsever, iyi, çocuklarına düşkün, saygın ve güvenilir bir insana dönüşebiliyor? Dizideki olaylar yer yer komik ve eğlenceli olmasına rağmen senaryonun bu konuda kendi içinde tezatlarla dolu olduğunu söylemek yersiz olmaz sanırım.

Bilindiği gibi, birçok ortak özellikleri dolayısıyla bir araya getirilen cinslerin oluşturduğu topluluğa “familya” deniyor. Ancak “Familya” dizisindeki oyuncu kadrosunun kalabalıklığı ve karakterlerin arasında kan bağı dışında hiçbir ortak özellik bulunmaması, önümüzdeki günlerde aile içindeki kavgaların fitilini daha da ateşleyerek ortalığı hengâmeye çevirecek gibi görünüyor.

04.10.2016

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.