Romantizmi Eksik Romantik Komedi: Hayatımın Aşkı

Romantizmi Eksik Romantik Komedi: Hayatımın Aşkı

Dilek Kabataş

dilekkabatas@zorunlusahne.com

Yapımcılığını Lucky Red Film’in üstlendiği, senaryosunu Gökhan Horzum ve Ekin Atalar’ın kaleme aldığı “Hayatımın Aşkı” dizisinin başrollerini Hande Doğandemir, Serkan Çayoğlu ve Berk Hakman paylaşıyor. Oyuncu kadrosu Zafer Algöz, Zeynep Eronat, Avni Yalçın, Sadi Celil Cengiz ve Yonca Evcimik gibi güçlü isimlerle de dikkat çekiyor.

Dizide, arkadaşı Kaan’ın yardımı ile platonik aşkı ve patronu olan Demir’i kendine âşık etmeye çabalayan, mahalle baskısından bunalmış ve evde kalma stresi altındaki Gökçe’nin hikâyesi anlatılıyor.

İdeal koca adayını ya da eski sevgiliyi elde etmek için bir başka adamla iş birliği yapma hikâyesinin Holywood’da çokça kullanılan bir klişe olduğunu hepimiz biliriz. “Fransız Öpücüğü” (French Kiss), “Kadın Aklı Erkek Aklı” (The Ugly Truth), “Aşk Tutkunu” (Addicted To Love) gibi başarılı örnekler ilk akla gelenler arasında.

Hande Doğandemir göz alıcı oyunculuğu ile iyi kalpli, sakar ve hiperaktif Gökçe karakterini seyirciye sevdirdi. Karizmatik patron Demir rolünde Serkan Çayoğlu ve başarılı performansı ile çapkın kanka Kaan’ı sevdiren Berk Hakman da seyirciyi ekran başına çekmeyi başardı. Ancak Holywood yapımlarından beslenerek bizden unsurlarla yerelleştirilmiş güzel bir öykü anlatması beklenen dizi, seyircisini hayal kırıklığına uğrattı.

Kötü bir başlangıç yapan dizinin senaryosunda maalesef aksaklıklar var. Hikâyede tek karakter Gökçe ve diğer tüm karakterler ona hizmet ediyor. Romantik komedi olarak yola çıkılan dizi, kılıktan kılığa girerek patronunu tavlamaya çalışırken sakarlıkları ile komik duruma düşen Gökçe ve başını bir şekilde belâya sokmayı başaran aile fertlerinin komik hâlleriyle iyice durum komedisine döndü. İlk üç bölümde Gökçe de dâhil hiçbir karakter yakından tanıtılamadı. Gökçe’nin aşk hayatı niye kötü? Bu yaşa gelmiş, neden hâlâ kariyer basamaklarının başında? Kaan kimdir ve Demir’le sorunu nedir? Tüm bunların ve daha birçok sorunun cevabı belli değil. Tek tek bakıldığında komik ve iyi sahneler yazıldığı söylenebilir; ancak şu ana kadar hepsi birbirine bağlanıp bütün bir hikâye anlatılabilmiş değil.

İyi bir oyuncu kadrosu kurulmuş olmasına rağmen bundan da yeterince faydalanılamıyor. Zafer Algöz ve Zeynep Eronat gibi iki duayen oyuncu, birbirlerine göz kırpıp öpücük gönderen basit karakterlere döndürülmüş ve dişçi-diş hekimi tartışması gibi sığ diyaloglara hapsedilmiş.

İzleyici özellikle Kaan-Gökçe sahnelerini sevdi. Şimdilik kanka olsalar da ikisi arasındaki uyum ve çekim dikkatlerden kaçmıyor. Seyirci, ikili arasındaki güçlü arkadaşlığın aşka evrilme potansiyelini fark etti ve romantizm eklenerek hikâyenin bu tarafının güçlendirilmesini bekliyor. Fakat senaristler bu potansiyeli henüz değerlendiremediler. Kaan ile Gökçe’nin sahneleri çoğaltılıp aralarındaki bağ kuvvetlendirilirse ve romantizm seviyesi biraz daha yükseltilirse işler yoluna girebilir.

Sonuç olarak; senaryoya yapılacak ufak dokunuşlarla Gökçe’nin ön planda olduğu ama aynı zamanda Kaan ve Demir’le ilişkisinin güçlendirildiği, böylece seyircinin sabırsızlıkla bekleyeceği romantik bir aşk hikâyesi anlatmaya başlamazsa dizinin seyirciyi ekran başında tutması ve reytinglerini yükseltmesi zor görünüyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.