Savrulan Maskeler Yahut Lena, Leyla ve Ötekiler
Lena, Leyla ve Ötekiler

Savrulan Maskeler Yahut Lena, Leyla ve Ötekiler

Yusuf Dündar

yusufdundar@zorunlusahne.com

Bazı gerçekler çok yakında durdukları için görülmezler, bazılarıysa dokunanı bir girdap gibi içine çekeceği için. Bazı kabullenmişliklerin hayret vermesi gerekirken sıradan gelmesinin nedeni ise toplumsal normlara boyun eğişle boyanmış bir kültürün insanların maddî-manevî varlığını ele geçirmişliği olmalı.

Zehra İpşiroğlu’nun bir röportajdan yola çıkarak kaleme aldığı “Lena, Leyla ve Ötekiler” oyununda vurguladığı üzere, bu statüko bekçiliğinin bir başka boyutu daha vardır üstelik. İyiden iyiye hastalanmış toplumlarda rastlanabilecek türden bir durum: Herkesi kendisi gibi yaşamaya ve hatta daha ileri giderek düşünmeye zorlama çabası.

9 Nisan 2015’te Bakırköy Belediye Tiyatroları yapımı olarak seyirciyle buluşan oyunda; ülkesi Ukrayna’da tanıştığı Türk genci ile evlenerek Türkiye’ye yerleşen Lena’nın mahalle baskısıyla görünürde Leyla’ya dönüşmüş olsa da esasında hep Lena olarak kaldığı anlatılıyor. Ceren Ercan’ın dramaturjisini üstlendiği oyunda iyi düşünülmüş bir inşa ile Lena’nın geçmişine, geleceğine gidiliyor; bugününe dönülüyor. Bu anlatı diline tüm sahnelerin aynı eksendeki hareketi, öykü bütünlüğüne koşulsuz katkıları, gereksiz ayrıntılarda boğulmayan yapıları eklemlenince kompozisyon derinleşiyor.

Ayla Algan’ın yönettiği oyunda melodramın tehlikeli ve sığ dehlizlerine düşme ihtimali varken, üstelik hem metin hem de karakterin ruh dünyası buna oldukça müsaitken tüm bileşenlerde gerçeklik ile hissedişi dengeliyor reji anlayışı.

Karaktere hayat veren Cihan Bıkmaz Eresen, Lena’nın Leyla’ya, Leyla’nın Lena’ya dönüşümünü başarılı geçişlerle yorumlarken karakterinin ve öykünün tüm katmanlarını çarpıcı bir yorumla izleyenlerle buluşturuyor. Yakup Çartık tasarımı ışıklar da bu geçişlere aynı çıtada eşlik edince performansın etkisi artıyor.

Sadık Kızılağaç’ın öykü evreni ile zıtlık yaşamayan ancak yaratıcı da olmayan kostümleri içerisindeki Eresen’in yorumunun odağında yönetmene, metne ve kurulan evrene inanmışlık var. Bunun doğal sonucu olarak gerçeklik ve inandırıcılık. Ancak özellikle çok hızlı veya barkovizyon perdesine bakarak konuştuğu zamanlarda replikleri anlaşılmıyor, kopukluğa neden oluyor. Suzan Erbilgin imzalı dekor tasarımı, öyküyü simgesel bir üslupla görsellerken ayrıntıları metne ve karakterin geçirdiği psikolojik travmaların yansıtılış biçimine bırakıyor. Ancak Lena’nın iç dünyasını yansıtan bu dekor alanı çok da verimli kullanılmayınca performans, sahnenin belirli bölgelerine hapsoluyor. Bununla birlikte yine Eresen sahnede Leyla, barkovizyona yansıtılan görüntüde Lena olarak görülüyor. Bir koltukta oturan Lena neredeyse hiçbir mimik bile kullanmadan, düz bir sesle sahnedeki Leyla ile tartışıyor zaman zaman. Lena’ya sunulan bu hareketsiz, pasif konum çatışma ve gerilimi azaltıyor.

Sezgin Gezgin tasarımı müziklerin ise sahneleme diline ve alt metnin doğru biçimde seyirciye aktarılmasına büyük katkısı var kuşkusuz. Çünkü bir yandan oyunun ritminden sapmazken öte yandan duygu yoğunluğunu önceleyerek düşüncenin önüne geçmiyor.

Bahsi geçen lokal sıkıntılara rağmen tüm bu seçimler ve bir araya getiriliş, konumlandırılış biçimleri genel anlamda isabetli. Çünkü ana eksen olarak duygulara seslenme, bu yolla bir hassasiyet ve çeşitli çağrışımlar oluşturma seçilseydi özdeşleşme mekanizması işlemez, izleyiciler Lena veya Leyla olamaz, en fazla empati yapabilirlerdi. Oysa güçlü metni etkili oyunculuk ve rejiyle birleştirerek oluşturulan sacayağı, hikâyeyi öznellikten nesnelliğe evirirken izleyicilere kendi yaşamlarından kesitler sunuyor. Bununla da kalmayarak onları görmezden geldikleri, bilinçdışına ittikleri problemleriyle yüzleştiriyor.

Hayalleri yağmaya uğramış tüm insanların öyküsü olduğuna göre susmamayı haykırıyor olmalı “Lena, Leyla ve Ötekiler”, bırakın başkalarını kendi yanlış hesaplarının bile esaretinde kalmamayı. En az iki kişiliğin bir bedene hapsolmuşluğunu ruhunuzun derinliklerinde hissedebileceğiniz gerçek bir dünya görmek, her gün takmak zorunda kaldığınız maskeleri savurmak istiyorsanız bu oyunu şimdiden ajandanıza kaydedin ve önümüzdeki sezonu iple çekin.

27.06.2016

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.