Şirin Ergüven Hamşioğlu: “Van’da Hep Saygı Görüyorum”

Şirin Ergüven Hamşioğlu: “Van’da Hep Saygı Görüyorum”

Yusuf Dündar

yusufdundar@zorunlusahne.com

Taşra üzerine kütüphaneler dolusu söz söylemek kolaydır; fakat zordur bölge bölge dolaşıp çalışmak, tanıdık olmayan yerlerde yeni bir yaşam ve yapı kurmak. Hele de giden, ardında süslü bir şehir ve büyülü bir dünya bırakıyorsa…

Bunu ancak tutku yaptırabilir ve Şirin Ergüven Hamşioğlu da  mesleğine tutkun sayısız tiyatro insanından biridir. Üstelik Ankara’dan Van’a gitmek isteyecek ve içine doğduğu Devlet Tiyatrolarına borcunu bu şekilde ödeyebileceğini düşünecek kadar.

Biz de bu hafta ona konuk olduk ve müdürlüğünü yürüttüğü Van Devlet Tiyatrosunun efsunlu zeminini konuştuk.

Van’da tiyatronun genel durumunu ve kültür-sanat faaliyetlerinin hangi düzeyde olduğunu kısaca özetleyecek olsanız neler söylersiniz?

Van’da yerleşik tiyatro olması bana göre büyük ayrıcalık. Bu coğrafyada yerleşik tiyatrosu olan ilimiz çok az. Geçen yıl açılışını yaptığımız yeni binamızda soluk almaksızın yeni oyunlarımız için çalışıyoruz. Van’da sayısı azımsanmayacak kadar özel tiyatro da var. Biz Devlet Tiyatrosu olarak, onlara elimizden geldiğince her türlü desteği veriyoruz. Batıdan gelen tiyatro grupları da burada oyunlarını sergiliyorlar ve doluluk oranları çok yüksek.

Tiyatronun yıllardan beri seyirci kaybettiği söylenir. Van seyircisi açısından bu durumu değerlendirir misiniz? Van’da hatırı sayılır bir seyirci kitlesi var mı?

Van şehri zor bir coğrafyada yer alıyor. Bu nedenle burada yaşayan insanlar da bu zorlukların sonucunda sertleşmiş, kendisini dış dünyaya kapatmış insanlardır. İşte bizim Van Devlet Tiyatrosu olarak misyonumuz; bu yörenin seyircisini farklı dünyalarla tanıştırmak, eğlendirmek, düşündürmektir. Çadır dönemi bittikten sonra bir yıl turne tiyatrosu yaptık. Geçen yıl yeni binamız açıldı ve ben bu dönemi bir tanışma dönemi olarak değerlendiriyorum. Buna rağmen yüzde doksanlara varan seyirci sayısı ile oynadık. Bu yıl halkla ilişkiler birimi kurdum ve bu sayede çok daha fazla seyirciye ulaşacağımızdan eminim.

Van’da tiyatrocu/sanatçı olmayı olumlu ve -varsa- olumsuz taraflarıyla değerlendirir misiniz? Halkın tiyatroya ve size bakışı nasıl?

Ben şahsım olarak hiçbir olumsuzluk yaşamadım. Aksine; tiyatro sanatçısı olarak, bir kadın olarak hep saygı görüyorum. Batıda karşılaşamayacağım bakış açısını burada yaşıyorum. Tiyatroya ve bizlere saygıyla, samimiyetle, özel hissettirerek yaklaşıyorlar.

Yerli oyunların repertuvarınızdaki yeri nedir? Bu konuda yaptığınız çalışmalar nelerdir?

Geçen yıl ve bu yılki repertuarımızda yerli oyun sayımızı yabancı oyun sayısı ile eşit tutmaya çalıştık. Bu yıl da aynı bakış açısı ile çalışıyoruz. İlk iki oyunumuz yabancı, üçüncü ve dördüncü oyunumuz yerli olacak.

Sahneleyeceğiniz oyunları seçerken en çok neyi gözetiyorsunuz?

Bizzat kendim sürekli oyun okuyorum. Van’ın seyirci profilini artık çok iyi bildiğim için seçimleri buna göre yapıp başrejisörlük makamına sunuyorum. Genel olarak Van seyircisi komedi oyunlarına çok ilgi gösteriyor. Ancak ben bunu dengeleyerek bir hafta komedi oyunu, bir hafta iki kişilik dram veya sosyal içerikli oyunları araya serpiştiriyorum. Buradaki amacım, Van seyircisini farklı türlerdeki oyunlara da alıştırmak.

Çocuklara yönelik ne tür çalışmalar yapıyorsunuz ve çocuk tiyatrosu repertuvarını hazırlarken hangi ölçütleri baz alıyorsunuz?

Bu bölgedeki çocukları daha çok önemsiyorum. Çünkü olanaksızlıklar içinde yetişiyorlar ve bu bağlamda tiyatronun işlevi çok önemli. Geçen yıl oyuncularımızdan Batuhan Yalçın’ın yönettiği, Abbas Cılga’nın yazdığı “İMBÖ” adlı çocuk oyunumuz, kadına ve hayvana şiddeti eleştiriyordu -ki bu oyunu özellikle seçtik. Çünkü ana teması bu bölgenin ve genel olarak Türkiye’nin yarası. Bunu daha küçük yaşta çocuklara aşılamak istedik. Bu yıl yine aynı oyuncumuzun sahneleyeceği, metnini kendisinin oluşturduğu bir proje var. Bu oyunumuz da sözsüz, sadece harekete dayalı ama yine bir mesajı olan, eğlenceli bir oyun. Ayrıca Van’da her yıl düzenlediğimiz Van Akdamar Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Şenliği kapsamında hayatlarında hiç tiyatroya gitmemiş, uzak ilçe ve köylerden çocuklara oyun çalıştırıp onları sahneye çıkarıyoruz, atölye çalışmaları yaptırıyoruz. Dekor ve kostümleri genel müdürlük atölyelerinde hazırlanıyor. Bu, çocuklar için olağanüstü bir deneyim oluyor.

Van Devlet Tiyatrosunda işleyiş nasıl sürdürülüyor? “Bize özgü” diyebileceğiniz özellikleriniz var mı?

Göreve geldiğim günden beri Van Devlet Tiyatrosunda aile kavramını yerleştirmek için uğraştım. Çünkü biz günümüzün on saatini bu çatı altında geçiriyoruz. Bu nedenle yemek olsun, eğlence olsun, düğün ya da cenaze olsun, hep birlikte hareket ediyoruz. Az sayıda olmamızın da bunda etkisi var sanırım. Çalışanlarıma karşı hep bir abla ya da arkadaş gibi yaklaşmayı tercih ediyorum.

Turne programınız nasıl? Sık aralıklarla turneye çıkıyor musunuz? Önümüzdeki sezon nerelere turneye gitmeyi planlıyorsunuz?

Biz Van Devlet Tiyatrosu olarak her ay en az bir hafta turneye çıkarız ve Türkiye’nin hemen her bölgesine gideriz. Bu sezon ilk olarak ekim ayında kendi turne bölgemiz olan Siirt, Bitlis ve Tatvan’a gideceğiz. Daha sonraki aylarda diğer illere de turnelerimiz olacak.

Göreve geldiğinizden beri oynanan önemli oyunları, ilk temsil tarihlerini ve bu oyunlara verilen seyirci reaksiyonlarını paylaşır mısınız?

Geçen yıl binamızın açılışında Firuze Engin’in yazdığı, benim yönettiğim “Hıdrellez” adlı oyunu oynadık. İlk temsil tarihi 14 Ekim 2016 idi. Daha sonra sırası ile “Yedekçi” (müzikli oyun) ve “Delil Yetersizliği” adlı oyunlarımızı sergiledik. Bu yıl ise 12 Ekim’de prömiyer yapacağımız, şu anda prova yapmakta olan, Tolga Çiftçi’nin yönettiği “Nikâh Kâğıdı” adlı oyunumuz var. Daha sonra sırası ile “Elveda Saraybosna” (Yöneten: Tayfun Eraslan), çocuk oyunu “Zambak Limanı” (Yöneten: Batuhan Yalçın) ve “Babamın Anısına” adlı projeler var.

Uzun ve kısa vadeli projeleriniz arasında neler var?

Uzun vadede hedefim; Van seyircisini kemikleşmiş bir tiyatro seyircisi hâline getirmek. Kısa vadede ise huzurlu, sistemli çalışma ortamında hem mesajlar verebildiğimiz hem de eğlendirebildiğimiz oyunlar çıkarabilmek. Ayrıca Vanlı çocuklara tiyatro sayesinde bambaşka ufuklar açabilmek…

25.09.2017

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.