Sonbahar Yaklaşırken

Sonbahar Yaklaşırken

Cem Patlakcı

cempatlakci@zorunlusahne.com

Önümüz sonbahar. Hüznün, yaza vedanın,  aynı zamanda yazın rehavetinin kalktığı, yerini tatlı telaşların aldığı sinema ve tiyatro salonlarının yavaş yavaş dolduğu bir ay sonbahar.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Türkiye’de seyircinin ilgisini en çok komedi türü filmler çekiyor. Aslında bu durumun tek açıklaması var: Her türlü olumsuzluğa rağmen halkımız gülmek istiyor. Dikkat ederseniz “Halkımız gülmeyi seviyor.” demiyoruz; çünkü gülmeyi herkes sever. Lâkin yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan insanların durumu farklı;  onlar gülmek istiyor. Bunun sonucunda da kendine yakın hissettiği,  eğitim düzeyine, kültürüne, düşüncesine, kısacası kendisine hitap eden filmleri seyretmeyi tercih ediyor.

Halkın rağbet gösterdiği filmlerin ne kadarı sanatsal yönden zengin ve seviyeli bir üslup taşıyor, tartışılır. Ayrıca bir filmin gişe hasılatının yüksek olması da o filmin çok iyi olduğunu göstermiyor. Fakat toplumun geldiği düzey, ne tür filmleri sevdiği, ilgi alanları hakkında bizlere bir fikir vermeye yetebiliyor.

Nüfusun büyük bir çoğunluğu büyük şehirlerde yaşıyor.  Akşama kadar ofis içerisinde, inşaatta veya trafikte bin bir işle uğraşıyor. Hâl böyle olunca vücudumuz bizi iyi hissettirecek serotonin hormonunu o kadar az salgılıyor ki hemen hemen her sektörden insanın bu duruma bir çare bulması gerekiyor. Aslında bu durumdan kurtulmak o kadar da zor değil. Meselâ; işin en kolay yolunu seçerek en yakın eczaneden içerisinde serotonin, yani mutluluk hormonu içeren bir kutu hap almamız yeterli. Fakat şunu unutmamakta fayda var: Böyle davranmak, ilaç şirketlerini daha zengin etmekten başka bir işe yaramaz. Bunun yerine aynı bütçeyi kendimizi daha iyi hissedebileceğimiz sanatsal çalışmalara ayırabiliriz. Hazır sonbahar da yaklaşıyorken birkaç arkadaşınızla veya sevdiğiniz insanlarla iletişime girerek onlarla beraber sinemaya, tiyatroya vs. gidebilir, birçok sosyal ve sanatsal faaliyete dahil olarak bir nebze de olsa günümüz koşullarının ağırlığını hafifletmeye çalışabilirsiniz.

Sorduk ağaçlara:

Neden sarardı, neden toprağa karıştı yapraklarınız?

Neden olacak?

Toprağa daha sağlam tutunabilsin diye köklerimiz,

Seneye daha gür açsın diye yapraklarımız.

Geleceğe umutla bakmak içindir tüm bu uğraşlarımız.

Esen kalın, sevgiyle kalın.

24.08.2016

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.