T.O.Y İstanbul İçin Geri Sayım Başladı

T.O.Y İstanbul İçin Geri Sayım Başladı

Dilek Kabataş

dilekkabatas@zorunlusahne.com

Fotoğraflar: Mustafa Varol Yorulmaz

İstanbul bu sezon yeni bir sahneye daha kavuşuyor. Maçka G-Mall’da yer alan T.O.Y İstanbul; dikkat çeken oyunlar, kurslar, atölyeler ve daha fazlasıyla tiyatro severlere merhaba diyor. Sanatı bir oyun, oyun oynamayı da ciddi bir iş olarak tanımlayan ekip, oyunun kurallarını yeniden yazmaya hazırlanıyor. Daha önce DOT Tiyatro tarafından kullanılan ve uzun zamandır kapalı olan mekânı İstanbul’a geri kazandırılmasında sahne yöneticisi olarak önemli bir rol üstlenen Necati Kutlu’ya T.O.Y’a dair merak ettiklerimizi sorduk. Sizi bu kısa ama dopdolu söyleşiyle baş başa bırakıyoruz.

Kasım ayında perde açacak olan yeni bir sahnesiniz. T.O.Y’un doğuş sürecinden ve amacından bahseder misiniz?

Bu tiyatroyu ya da bu sahneyi açarken önem verdiğimiz birçok şey var. Dışarılarda bir yerlerde büyük bir özveriyle çok güzel işler yapan arkadaşlarımız var. Bizim hedeflerimizden biri de bu gibi tiyatro topluluklarını bir araya getirmek. Yeni açılan, sahnesiz tiyatrolara destek olmak. Madem Nişantaşı’nda güzel bir sahne var. Hep aynı kurum veya aynı oyuncular yerine tabiî ki ortak bir üslûp birliğinde birçok oyuna burada imkân sağlamak, yenilenmek, seyirciyi ve tiyatroyu dinamik, aktif bir hâle getirmek… İnandığımız, üzerine düşündüğümüz şeyleri insanlarla paylaşmak gibi bir derdimiz var. Pazar günleri çocuk oyunları var meselâ. Nişantaşı civarında uzun zamandır böyle bir şey yok. Bununla birlikte burasının bir sahne sanatları atölyesi olması gibi bir gayemiz de var. Gündüzleri Kerem Deren ve Pınar Bulut yazı odası, senaryo dersleri verirken bazı günler ise Bahar Kerimoğlu ve Gizem Erden oyunculuk ve beden atölyesi dersleri verecekler. Bu atölyelerin birleşimi sonucunda T.O.Y; eseri, oyuncusu ve yönetmeniyle, yani tiyatro, oyunculuk, yazarlık olarak her şeyi kendi mutfağından seyircilerle ve sektörle buluşturacak.

Türkiye’de tiyatro sahneleri birer birer kapanırken riskli bir adım attığınızı düşünmediniz mi?

Riskli bir adımdan ziyade daha özenli, daha beraber olmamız gereken bir dönemde olduğumuzu düşünüyorum. Yaşadığımız süreç zor ve sıkıntılı; bunun hepimiz farkındayız. Ve ne yazık ki bizim gibi birçok tiyatro kapatılıyor, evet ama korkmak yerine adım atmayı tercih ediyoruz. Doğru insanlar, doğru proje ve doğru bir planlama ile risk her zaman daha azalır. Risk hayatın, sanatın her alanında var. Eylemsizlik zamanı değil bence şimdi. Tam tersine üretme vakti. “Tiyatro iyileştirir.”  diyoruz ya hep, gerçekten öyle. İyileşmek, güzel vakit geçirmek için…

İlk yılınızda kendinize nasıl bir hedef belirlediniz?  

Bu yıl sahnemizi duyurmak, seyircide bir T.O.Y algısı oturtmak istiyoruz. Ortak bir dil bütünlüğünde birçok gruba ve birçok oyuna sezon boyunca ev sahipliği yapmak istiyoruz. Ayrıca atölyelerden çıkan iyi metinlere, oyunculara kendilerini göstermek için bir alan yaratmaya çalışıyoruz.

T.O.Y’u tiyatro severlerin merkezi hâline getirmek için ne gibi çalışmalarınız olacak?

Kasım ve aralık ayı boyunca elimdeki oyunlara çok güveniyorum. Hepsi geçen senenin en çok ses getiren oyunları. Ayrıca halkla ilişkiler çalışmalarımız da bir yandan hızla devam ediyor. Fakat tiyatroda fısıltı gazetesine çok inanırım ben. Ne kadar duyuru da yapsak ya da yapmasak da iyi olan oyun her zaman dolar. Konservatuvardan mezun olurken Bülent Emin Yarar bize söyle demişti: “Oynayın! İyi oynayın. Doğru kişilerle oynayın. Gerekirse çadırda, gerekirse şatoda… O zaman dolup taşarsınız.”

Bu sezon hangi oyunlara ev sahipliği yapacaksınız?

Şu an için kasım ve aralık programlarını söyleyebilirim sadece. Mek’an Sahne’nin “Kadınlar, Aşklar, Şarkılar”, çarşamba geceleri Tiyatro Yan Etki’nin “Medet”, Siyah Beyaz ve Renkli Tiyatrosu’nun “Tesir” ve bizde prömiyer yapacak olan oyunları “Yuva”, Tiyatroperest’ten “Soğuyunca Acımaya Başlar”Pürtelaş Tiyatro’nun “Parçacıklar”, B Planı’nın “Kabileler” oyunu var. Bir değişiklik yapıp pazar günlerine Berika grubunun “Oyunbazlar” diye  bir çocuk oyununu koyduk ve ayda bir dans gösterisi olacak.

Nişantaşı pahalı bir yer, malûm. Bu durum fiyat aralığınızı ve hitap ettiğiniz kitleyi ne kadar etkileyecek?

Nişantaşı’nda olduğu için çok da fahiş fiyatlar talep edilmeyecek açıkçası. Biz tekelleştirme ve yüksekten bakan bir tiyatro algısıyla hemfikir olmayan bir kurumuz. Diğer alternatif sahnelerde sezon fiyatı ne ise biz de aşağı yukarı o fiyat aralığı uygulayacağız.

30.10.2016 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.