Uğur Keleş: “En Büyük Dinamiğimiz Seyircimiz”

Uğur Keleş: “En Büyük Dinamiğimiz Seyircimiz”

Yusuf Dündar

yusufdundar@zorunlusahne.com

Türkiye tiyatrosu kökü derinlerde olan kocaman bir ağaçsa eğer, üzerinde yeşerdiği toprak yedi tepeli bir şehir değil, engin dağların meskeni Anadolu’dur. Eğer ki bir nehre benzeteceksek onu,usul usul akan minicik bir dereden almayız ilhamımızı. Kızılırmak yakışır ona ya da Büyük Menderes, Seyhan, Fırat…

Her imar için mimar gereklidir ve Türkiye tiyatrosunu inşa edenler de şehirlerin büyülü cazibesine kapılmamış tiyatro sevdalılarıdır. Çünkü onlar ellerini, dillerini, gönüllerini ortaya koymasalar ve seksen bir şehrin her birinde her akşam sahne ışıklarını yakıp durmasalar, büyük kentlerde verilen “yüksek sanat” kavgasının zemini kayganlaşır, soluğu kesilir. Keşke daha çok dönebilsek oraya, bunu daha yakından görebilsek.

Biz de bir mum aldık elimize, aydınlığa temsilî bir ışık ekmeye gittik. Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürü Uğur Keleş ile Trabzon’daki kültürel ve sanatsal faaliyetleri konuştuk.

Öncelikle kendinizden bahsedebilir misiniz biraz?

Çanakkale doğumluyum. Uşaklı olmama rağmen erken yaşlarda memleketimden ayrılıp sanat adına doğru bildiğim ne varsa peşinden koştum. 2002’den beri de bu camiada faydalı işler yapmak için elimden geleni yapıyorum.

Neden Trabzon’dasınız? Daha büyük şehirlerin büyüsü sizi cezp etmiyor mu?

Aslında bu sorunun cevabı Trabzon şehrinin kendi gizinde saklı. Ekmeğini yediğim, insanları tarafından sevilip sayıldığım, değer verdiğim ve değer gördüğüm bu muazzam şehirde mutluyum. Sanırım bu mutluluğum ve kendimi evimde gibi hissedişim burayı benim için büyük şehir yapıyor. Memleketimin her yeri özel ve önemli. Ancak Trabzon benim için bambaşka. O sebeptendir ki hiçbir zaman başka bir yerde başka bir hayatı düşlemedim.

Sanatı Anadolu’da icra etmek nasıl bir haz sağlıyor size?

Sanatçılık görevimi icra ederken verimli olmama sebep olan etkenlerden biri de Anadolu’da olmak. Bu coğrafyada halkla buluşup kendim olarak bir oyun eşliğinde dünyayı anlamaya çalışmak ve anlatmak büyük onur. Büyük şehirlerde sanata ulaşmak çok daha kolay; ancak köyü kasabası fazla olan şehirleri sanatla birleştirmek mesleğimi çok büyük bir hazla yapmama sebep oluyor.

Trabzon’daki kültürel-sanatsal hareketlilik ne durumda?

Uzun yıllardır bu şehirdeyim. Gözlemlerim şunu gösteriyor ki; her geçen gün sanat ve sanatçıya olan ilgi artıyor. Biz bir devlet kurumu çatısı altında perde dediğimiz için çok farklı bir mekanizma ile çalışıyoruz. Aylık olarak elimize geçen seyirci sayısı yıl sonunda bir önceki yıla nazaran her daim artmakta. Bu da sanatın gücünün şehrin nabzında attığını gösteriyor bize.

Peki, Trabzon Devlet Tiyatrosunun faaliyetleri hangi düzlemde seyrediyor?

Şöyle ki; her sezon bitiminde sanatçılarımız ve bizler toplanır, yeni sezon için geliştirebileceğimiz projeler hakkında toplantılar düzenleriz. Bu toplantılardan elimize kalan doneleri birleştirir, Genel Müdürlüğümüze sunarız. Bu sürecin sonunda genel anlamda oynanmamış ve henüz seyirciye dokunmamış oyunları tercih ederiz ki farklılıklar ortaya çıkarabilelim. En önemli düzlemimiz bu.

Seyirciler ne tür oyunlara daha çok reaksiyon veriyor? Ve bugünlerde çokça duyduğumuz gibi… Yoksa Trabzonlu seyirciler de komedi mi istiyor?

Seyirci iyi bulduğu her oyuna reaksiyon veriyor. Ben sadece komedi oyunlarının sevildiği ve izlendiği kanaatinde değilim. Öyle olsaydı türü başka olan oyunlarımızın izlenme oranlarında düşüş görürdük. Böyle bir tabloyla hiç karşılaşmadık henüz. Daha ziyade kişinin kendini bulduğu, yaşamından bir kesiti hissettiği oyunları seçeriz ki bu tür sanatsal eğilimler olmasın.

Seyirci kitlenizi belirli sosyo-kültürel bir zümre mi oluşturuyor? Yoksa yelpaze çok daha geniş mi?

Her kesimden seyircimiz var -ki bu da en büyük gururumuz. Biz sanatı herkese sunma gayretiyle her yıl projeler üretirken belli bir zümreye odaklanmak yerine herkesin ortak paydasını bulmaya çabalıyoruz. Zaten belli bir güruha sanat yapmak bir devlet kurumunun çatısı altında olağanüstü yanlış bir tutum olurdu.

Oyunlarınızda gösterime, prodüksiyona odaklanmış bir temsil biçimini mi yeğliyorsunuz yoksa daha çok oyunculuk biçemi ve öyküyü mü temele alıyorsunuz?

Bu, oyunun içeriğine göre değişkenlik gösteren bir durum açıkçası. Bazı oyunlarımızı dekorla, bazı oyunlarımızı ışıkla, bazılarını ise oyunumuzu taçlandıracak çeşitli materyallerle donatıyoruz. Bu hem oyunun derinliğine bağlı hem de oyunu sahneye koyacak olan yönetmenin hayal dünyasıyla alâkalı. Oyun neyi istiyorsa o şekilde bir çalışma yapıyoruz.

Peki, reji tercihlerinde geleneksel Türk tiyatrosundan besleniyor musunuz?

Elbette. Geleneksel Türk tiyatrosu aslına bakarsanız bir şekilde tüm oyunlarımızda var. Bambaşka bir coğrafyanın yazarına ait bir oyunu sahnelerken bile bizler kendi köklerimizden beslendiğimiz için bu, oyuna da oyuncuya da yansıyor. Hâl böyle olunca geleneksel yönümüz ortaya çıkıyor. Ancak tabiî ki ille de bu şekilde olmuyor. Seçilmiş oyun ne derse, o neyi gerektiriyorsa metin devinimimiz o yönde gerçekleşiyor.

Oyuncular arasında bir ensemble ruhu var mı?

Bizi biz yapan bu birliktelik ruhu zaten. Bir oyunu sahnelemek demek öncelikle aile olmayı gerektiriyor. Oynadığımız oyunun belli bir rol dağılımı mevcut elbette. Fakat bir oyunun sahneye adım atması için meşakkatli bir süreci gerimizde bırakmamız gerekiyor. Prova dediğimiz zaman dilimleri, kuliste geçirdiğimiz saatler bizleri birbirimize bir zincir gibi bağlıyor. Dağılma, kopma, koparılma ihtimalimiz yok.

Trabzon Devlet Tiyatrosunun kendi iç dinamiğinde ona özgü bir sanatsal yapılanma var mı?

Bizim en büyük dinamiğimiz seyirci. Sanatsal yapılanmamız da bu minvalde seyrediyor.

Son olarak… Türkiye tiyatrosunun gelişmesi için sizce neler yapılabilir, yapılmalı?

Eğitim. Her alanda şart olan eğitim, sanatı ve tiyatroyu geliştirmemizde de şart. En büyük unsur öncelikle budur. Çünkü sanatın en büyük savaşı yüzyıllardır zaten cahiliyetle olmuştur. İnsanı insana insanca anlatma sanatı dememizin sebebi başka ne olabilir ki?

01.01.2018

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.