Yazlık Sinemalar Nereye Gitti?

Yazlık Sinemalar Nereye Gitti?

Cem Patlakcı

cempatlakci@zorunlusahne.com

Ülkemizde yazlık sinemalar 1900’lü yıllardan sonra Beyoğlu’nda kapalı sinemalarla birlikte hayat buldu. En çok rağbet gördükleri yıllar ise ‘50’ler ve ‘60’lar oldu. Zaten o dönemlerde halkın en büyük eğlencesi yazlık sinemalardır. Eş, dost, akraba ve aynı semtte yaşayan insanlar için yazlık sinemalar; film seyretmekten öte insanların sosyalleştiği, çocukların birbiriyle kaynaştığı, çekirdeklerin zevkle çıtlatılarak gazozların içildiği, seyredilen filmin bile ikinci planda kaldığı tek eğlence mekânıdır.

Yazlık sinemaları kışlık sinemalara göre avantajlı duruma getiren şey, halkın her kesimine hitap edebilmesidir. Çünkü o dönemlerde seçkin semtlerde gösterime giren filmler yazlık sinemalara göre pahalıdır ve herkesin bu filmlere gitmesi imkânsızdır. Fakat yazlık sinemalarda çok daha ucuza film seyretmek mümkündür. Bu kalabalığı memnun etmek isteyen sinema sahipleri, bazı günler iki filmi birden gösterime sokmaktan çekinmezler.

Peki, ne oldu da bir dönemin en popüler eğlence kaynağı olan yazlık sinemalar yok olmaya başladı? Bu süreci başlatan en büyük etken, TRT’nin ‘70’lerden sonra yayına geçmesidir. Yılmaz Erdoğan’ın “Vizontele” filmini çoğunuz severek izlemişsinizdir. Filmde Van’ın Gevaş ilçesine TRT’den bir ekip gelir ve türlü zorluklarla köye bir televizyon kurulur. Filmde esprili bir şekilde ele alınan bu süreç, aslında yazlık sinemalar için sonun başlangıcıdır. Çünkü TRT’nin yayınlarıyla beraber yazlık sinemalara olan ilgi bıçak gibi kesilmiştir. Televizyonun hayatlarına girmesiyle halk, eş-dost toplantılarını evlerde yapmaya ve bu kara kutunun esiri olmaya başlamıştır.

Günümüzde yazlık sinemalara “açık hava sinemaları” gibi havalı bir isim veriliyor. Bu yeni kavramla birlikte yazlık sinemalar sadece tatil yörelerine özel bazı otellerde, seçkin sitelerde, özel mekânlarda insanlara nostaljik bir hava yaşatmak için devam ediyor. Oysa yazlık sinemalar nostaljiden fazlasıdır; onlar toplumun kaynaşması, sosyalleşmesi için olmazsa olmaz mekânlardır.

Yazlık sinemaların değer yitirmesini gelişen teknolojiye, bireyselleşmeye ve daha vizyona girmeden çoğu filmin internetten seyredilmesine bağlayabilirsiniz. Fakat bu, asıl gerçeği görmemizi engelleyemez. Çünkü konuyu sadece seyirci gözüyle değerlendiremeyiz. Yazlık sinema sahiplerinin gözünden de olayı ele almak gerekir. Eskiden yazlık sinemalar her semtte belli yerdeydi. İnsanlar havaların ısınmasıyla beraber en yakın yazlık sinemaya gider, keyifli ve güzel vakit geçirirlerdi. Sinema sahipleri de müşteri potansiyelini bildiğinden yazlık sinemanın kapladığı alanı kiralar veya satın alırdı.  Peki, büyük şehirlerdeki en ufak bir arazinin bile konut yapılarak değerlendirildiği, arsa fiyatlarının uçuk seviyelere ulaştığı günümüzde hangi girişimci yazlık sinema açabilir? Açsa bile sürekli betonlaşmanın yaşandığı bir ortamda ne kadar ayakta kalabilir? Bizce asıl mesele budur.

Gelinen noktada yazlık sinemaların belli yerlerde ve Anadolu’nun bir köşesinde yapılabileceğini düşünmek büyük bir yanlıştır. Büyük şehirlerde hâlâ yazlık sinema potansiyeli vardır; lâkin bunun için boş arazi lâzımdır. Şehirlerdeki her boş alan otopark ve inşaat alarak değerlendirilirken, en azından kışın otopark olarak değerlendirilen alanlar yazın sinema olarak işletilemez mi? Elbette olabilir. Fakat bunun için arabasını park ederek direkt evine giden insan var mı? Yoksa hep beraber kaynaşabileceğiniz bir ortam mı istiyorsunuz? Buna karar vermelisiniz. Günümüzde hızla yükselen site duvarlarıyla birlikte insanlar arasındaki uçurum her geçen gün büyüyor. Oysa çocuklarınız hayatları boyunca o sitelerin içinde yaşamayacak; hayatın her alanında sokaktaki insanlarla bir araya gelmeleri gerekecek. Yazlık sinemalar bu zincirin sadece bir halkası. Sağlam bir projeyle desteklenirse tekrar yaşatılmaları hayal değil.

Her geçen gün kalabalıklaşan şehir hayatı insanların yaşam alanlarını zaten daraltıyor. Buna bir de görüş alanınızı daraltmayı eklemeyin. Yazlık sinemalarınızı bir an önce geri isteyin.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.